Langkau ke kandungan
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Kaafiroon
Surah 109

Al-Kaafiroon

Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.

Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21

Ayat 1–6

قُلْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْكَـٰفِرُونَ 1 لَآ أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ 2 وَلَآ أَنتُمْ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ 3 وَلَآ أَنَا۠ عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ 4 وَلَآ أَنتُمْ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ 5 لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِىَ دِينِ 6

1- De ki:“Ey kâfirler!” 2- “Ben sizin ibadet ettiklerinize ibadet etmiyorum.” 3- “Siz de benim ibadet ettiğime ibadet etmiyorsunuz.” 4- “Ben sizin ibadet ettiklerinize ibadet edecek değilim.” 5- “Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz.” 6- “(O halde) sizin dininiz size, benim dinim de bana.”

(Mekke’de inmiştir. 6 âyettir)

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.

1-2. Yani kâfirlere açıkça ilân ederek “de ki: “Ey kâfirler, ben sizin ibadet ettiklerinize ibadet etmiyorum.” Yani bunu söyle ve onların Allah’tan başka tapmakta olduklarından hem zahiren hem de batınen uzaklaş. 3. “Siz de benim ibadet ettiğime ibadet etmiyorsunuz.” Çünkü sizler Allah’a ibadet ederken ibadeti ihlasla yalnız O’na yapmıyorsunuz. O’na şirk koşmakla birlikte yaptığınız ibadete ise ibadet denmez. 4-5. “Ben sizin ibadet ettiklerinize ibadet edecek değilim. Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz.” Bu ifadelerin tekrarlanmasının sebebi şudur: İlk ifadede böyle bir fiilin asla mevcut olmadığı açıklanmakta, ikincisinde ise artık bunun iki taraf için ayrılmaz bir vasıf olduğu ortaya konmaktadır. İşte bundan dolayı da her iki taraf arasındaki farkı ortaya koyup her iki kesimin birbirlerinden ayrı olduklarını belirtmek üzere şöyle buyrulmuştur: 6. “(O halde) sizin dininiz size, benim dinim de bana!” Nitekim Allah Teala bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “De ki: Herkes kendi karakterine göre amel eder”(el-İsra, 17/84); “Benim yaptığım bana aittir, sizin yaptığınız da size. Benim yaptıklarımdan siz uzaksınız, sizin yaptıklarınızdan da ben uzağım.”(Yûnus, 10/41) Kâfirûn Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.

***