Adh-Dhaariyat
Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.
Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21
وَفِى عَادٍ إِذْ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ ٱلرِّيحَ ٱلْعَقِيمَ 41 مَا تَذَرُ مِن شَىْءٍ أَتَتْ عَلَيْهِ إِلَّا جَعَلَتْهُ كَٱلرَّمِيمِ 42
41- Âd kavminde de. Hani onların üzerine o kısır/hayırsız rüzgarı göndermiştik. 42- O (rüzgar), üzerinden geçtiği hiçbir şeyi sağlam bırakmıyor, un ufak ediyordu.
41. Bilinen bir kabile olan “Âd kavminde de” onlar için bir ibret vardır. “Hani onların üzerine” peygamberleri Hûd aleyhisselam’ı yalanladıkları vakit “o kısır/hayırsız rüzgarı göndermiştik.”
42. “O (rüzgar), üzerinden geçtiği hiçbir şeyi sağlam bırakmıyor, un ufak ediyordu.” Yani çürümüş kemiklere benzetiyordu. Güçlerine ve çetin kimseler olmalarına rağmen onları helâk etmesi, helâk edenin kuvvetinin ve kudretinin kemâline bir delildir. Yine bu, hiçbir şeyin O’nu âciz bırakamayacağını ve O’nun kendisine karşı gelip isyan edenlerden intikam alıcı olduğunu göstermektedir.