Al-Maaida
Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.
Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ دِينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ مِن قَبْلِكُمْ وَٱلْكُفَّارَ أَوْلِيَآءَ ۚ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ 57 وَإِذَا نَادَيْتُمْ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ ٱتَّخَذُوهَا هُزُوًا وَلَعِبًا ۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَعْقِلُونَ 58
57- Ey iman edenler! Sizden evvel kendilerine kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun konusu edinenleri de (diğer) kâfirleri de dost edinmeyin. Eğer mümin iseniz Allah’tan korkup sakının. 58- Onlar, namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun konusu yaparlar. Bu, akılları ermeyen bir topluluk olmalarındandır.
57-58. Yüce Allah, bu buyrukları ile mü’min kullarına, yahudi ve hristiyanların oluşturduğu Kitap ehlini ve diğer kâfirleri dost edinip onları sevmeyi, onları dost ve yardımcı edinmeyi, mü’minlerin sırlarını onlara açıklamayı, İslâm’a ve müslümanlara zarar verecek şekilde işlerine yardımcı olmayı yasaklamaktadır. Zira onların sahip oldukları iman, böylelerini dost edinmeyi terk etmeyi gerektirmekte ve böylelerine düşmanlık etmeye teşvik etmektedir. Diğer taraftan Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve O’nun yasaklarından sakınmaktan ibaret olan Allah’tan korkup sakınma emri (takvâ) da böylelerine düşmanlık beslemeyi gerektirir. Müşriklerin, kâfirlerin ve müslümanlara muhalif hareketlerde bulunanların durumları da böyledir. Bunlar da müslümanların dini olan İslâm’a dil uzatmakta, onu alaya almakta, eğlence ve oyun edinmektedirler. O dini küçümsemekte ve hakir görmektedirler. Özellikle de müslümanların en belirgin amelleri ve en değerli ibadetleri olan namaza karşı böyle bir tutum sergilemektedirler. Müslümanlar, namaz için seslendiklerinde namazı alaya alırlar, onunla eğlenirler. Bu, akılsızlıklarından ve büyük cahilliklerinden kaynaklanmaktadır. Yoksa gerçekten akılları bulunsaydı itaatle namaza koşarlar, namazın, nefislerin sahip olacağı bütün erdemlerin en büyüğü olduğunu bilirlerdi. Şimdi ey mü’minler, kâfirlerin durumunu, size ve dininize olan aşırı düşmanlıklarını bildiğinize göre, bütün bunlara rağmen onlara düşmanlık beslemeyen biri olursa bu, İslâm’ın o kimse için ucuz bir değer olduğuna, İslâm’a dil uzatana yahut küfür ve sapıklıkla ona karşı çıkana aldırış etmediğine, böyle bir kimsenin mertlik ve insanlık namına hiçbir şeye sahip olmadığına delildir. Böyle olan bir kimse hem kendisinin dosdoğru bir dine sahip olduğunu, hak din üzere olduğunu, onun dışındaki dinlerin ise batıl olduğunu iddia edip hem de bu dini alay ve eğlenceye alan, o din ile o dine mensup kimseler ile alay eden cahil ve ahmak kimseleri dost edinmeye nasıl razı olabilir? Bu gibi ifadeler asgarî bir anlayış seviyesine sahip olan herkes tarafından kolaylıkla anlaşılacağı gibi, böylelerine karşı düşmanlık beslemeye bir teşvik mahiyetindedir.