Langsung ke konten
Tafsir As-Saadi - Turkish · Muhammad
Surah 47

Muhammad

Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.

Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21

Ayat 12

إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ جَنَّـٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ ۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ ٱلْأَنْعَـٰمُ وَٱلنَّارُ مَثْوًى لَّهُمْ 12

12- Şüphesiz ki Allah, iman edip salih ameller işleyenleri altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Kâfirlere gelince onlar (dünyadan) faydalanırlar ve davarların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ise ateştir.

12. Yüce Allah, mü’minlerin dostu ve yardımcısı olduğunu söz konusu ettikten sonra âhirette onlara neler vereceğini de zikretmektedir. Onlar, altından ırmaklar akan cennetlere gireceklerdir. Bu ırmaklar, o göz alıcı bahçeleri, göz kamaştırıcı her bir çiftten ve lezzetli her türlü meyveden mahsul veren muhteşem ağaçları sularlar. Yine yüce Allah kâfirlerin herhangi bir dost ve yardımcılaırnın olmayacağını söz konusu ettikten sonra burada da onların nefisleriyle baş başa bırakıldıklarını, herhangi bir erdemli vasfa ve insani hiçbir niteliğe sahip olmadıklarını zikretmektedir. Bu gibi vasıflara sahip olmak bir yana onlar, çok daha aşağılara, aklı ve herhangi bir erdemi bulunmayan davarlar seviyesine düşmüşlerdir. Zira onların bütün gaye ve maksatları, dünya lezzet ve şehvetlerinden yararlanmaktan ibarettir. O bakımdan onların gizli ve açık bütün davranışları bu eksen etrafında döner durur. Bunları aşarak kendileri için hayır ve saadet olan işlere yönelmezler. Bundan dolayı ateş, onların barınacakları yer olacaktır. Orası onlar için hazırlanmış bir barınaktır. Oradan çıkmayacakları gibi azapları da kısa bir süre dahi olsun hafifletilmeyecektir.