Aal-i-Imraan
Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.
Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21
وَمِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَـٰبِ مَنْ إِن تَأْمَنْهُ بِقِنطَارٍ يُؤَدِّهِۦٓ إِلَيْكَ وَمِنْهُم مَّنْ إِن تَأْمَنْهُ بِدِينَارٍ لَّا يُؤَدِّهِۦٓ إِلَيْكَ إِلَّا مَا دُمْتَ عَلَيْهِ قَآئِمًا ۗ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوا۟ لَيْسَ عَلَيْنَا فِى ٱلْأُمِّيِّـۧنَ سَبِيلٌ وَيَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ 75 بَلَىٰ مَنْ أَوْفَىٰ بِعَهْدِهِۦ وَٱتَّقَىٰ فَإِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُتَّقِينَ 76
75- Kitap ehlinden öyle kimseler vardır ki, sen ona bir kantar (altın) emanet etsen, onu sana (eksiksiz) öder. Yine onlardan öyle kimseler vardır ki ona tek bir altın emanet etsen, sen onu ısrarla istemedikçe onu sana ödemez. Bunun sebebi onların:“Ümmiler hakkında bize bir vebal yoktur” demeleridir. Onlar bile bile Allah’a karşı yalan söylüyorlar. 76- Hayır! Kim ahdini yerine getirir ve sakınırsa şüphesiz Allah sakınanları sever.
75. Yüce Allah, Kitap ehli hakkında bize şöyle haber vermektedir: Onlardan bir kesim, güvenilir kimselerdir. Öyle ki onlardan birine çok miktarda altın para güvenip teslim edecek olursan, onu sana tamamıyla öder. Onlardan bir kesimin de hain kimseler olduklarını haber vermektedir ki bunlar en ufak bir bir miktarda dahi hainlik ederler. Bu son derece çirkin hainliklerine rağmen onlar bir de batıl gerekçelerle yaptıklarını tevil ederek mazeret gösterirler ve:“Ümmiler hakkında bize bir vebal yoktur” derler. Yani biz bu ümmilere (Araplara) hainlik edecek ve onların mallarını helâl kabul edip yiyecek olursak, bize bir günah olmaz. Çünkü onların saygı duyulması gereken bir hakları, dokunulmazlıkları yoktur. Yüce Allah ise şöyle demektedir:“Onlar bile bile Allah’a karşı yalan söylüyorlar.” Yani böyle bir şey yaptıkları takdirde büyük bir vebal altında olduklarını bildikleri halde bunu söylerler. Böylelikle onlar bir taraftan hainlik etmekte, diğer taraftan Arapları hakir görmektedirler. Üstelik Allah’a karşı da yalan söylemektedirler ve bunu bile bile yapmaktadırlar. Yoksa böyle bir şeyi bilgisizliklerinden ve şaşkınlıklarından yapan kimseler gibi değildirler.
76. “Hayır” yani durum dedikleri gibi değildir. Çünkü “kim ahdini yerine getirir ve sakınırsa” yani hem Allah’ın haklarını hem de kullarının haklarını yerine getirirse işte sakınan (takvâ sahibi olan) kişi budur ve Allah böylelerini sever. Öte yandan kim bunun aksine hareket eder de kendisi ile insanlar arasındaki ahit ve akitlerini yerine getirmeyecek olursa ve Allah’tan da sakınmazsa işte Allah böylelerine de gazap eder ve bu tutum dolayısı ile onları en ağır ve ibretlik şekilde cezalandırır.