Langsung ke konten
Tafsir As-Saadi - Turkish · Aal-i-Imraan
Surah 3

Aal-i-Imraan

Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.

Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21

Ayat 14–15

زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ ٱلشَّهَوَٰتِ مِنَ ٱلنِّسَآءِ وَٱلْبَنِينَ وَٱلْقَنَـٰطِيرِ ٱلْمُقَنطَرَةِ مِنَ ٱلذَّهَبِ وَٱلْفِضَّةِ وَٱلْخَيْلِ ٱلْمُسَوَّمَةِ وَٱلْأَنْعَـٰمِ وَٱلْحَرْثِ ۗ ذَٰلِكَ مَتَـٰعُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۖ وَٱللَّهُ عِندَهُۥ حُسْنُ ٱلْمَـَٔابِ 14 قُلْ أَؤُنَبِّئُكُم بِخَيْرٍ مِّن ذَٰلِكُمْ ۚ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّـٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَا وَأَزْوَٰجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَرِضْوَٰنٌ مِّنَ ٱللَّهِ ۗ وَٱللَّهُ بَصِيرٌۢ بِٱلْعِبَادِ 15

14- Kadınlar, oğullar, yığın yığın yüklerle altın ve gümüş, salma güzel atlar, davarlar ve ekinler gibi arzulanan şeylere düşkünlük, insanlara süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının (geçici) faydalarıdır. Güzel dönüş yeri ise Allah nezdindedir. 15- De ki: “Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Takvâ sahipleri için Rableri nezdinde altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Orada ebedi kalacaklardır. Onlar için tertemiz zevceler ve Allah’tan da bir rıza vardır. Allah kullarını hakkıyla görendir.

14. Yüce Allah bu iki âyet-i kerimede dünya hayatını âhirete tercih hususunda insanların durumunu ve iki yurt arasındaki büyük farklılığı ve muazzam ayrılığı haber vermektedir. Yine insanlara bu dünyevi süslerin, cazip ve güzel gösterildiğini, onların da gözlerini bunlara diktiklerini, kalplerine tatlı geldiğini, nefislerin bunlarla zevk alıp lezzetlerine varmaya yöneldiklerini haber vermektedir. Her bir kesim bu türlerden birisine meyleder, bu süslü gördükleri şeyi elde etmek için bütün gayretlerini ortaya koyar ve bunun bilgilerinin vardığı son nokta olarak kabul ederler. Buna rağmen bütün bunlar dünya hayatının az olan faydasıdır ve kısa bir süre içerisinde geçip gidecektir. İşte “Bunlar dünya hayatının (geçici) faydalarıdır. Güzel dönüş yeri ise Allah nezdindedir.”

15. Daha sonra Yüce Allah, Allah’tan sakınan, O’na kulluk eden takva sahipleri için bu zevk ve lezzetlerden daha hayırlı olanlarının hazılanmış olduğunu haber vermektedir. Onlar için çeşit çeşit, hayırlı ve kalıcı nimetler hazırlanmıştır. Hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırına bile gelmedik ebedi nimetler vardır. Onlar için Allah’tan bir razı oluş da vardır. Bu ise her şeyden daha büyüktür. Onlara her türlü rahatsızlık ve eksiklikten tertemiz kılınmış zevceler de vardır. Onların huyları güzel, yaratılışları da mükemmeldir. Zira bir şeyin nefyedilmesi (olmadığının söylenmesi) onun zıddının varlığını gerektirir. İşte bu zevcelerin rahatsızlık verici hususlardan arındırılmış olmaları da kemal sıfatları ile nitelendirilmelerini gerektirmektedir. “Allah kullarını hakkıyla görendir.” Dolaysıyla da onlardan her birisi ne için yaratılmış ise onu, o kimselere kolaylaştırır. Mutlu ve bahtiyar olanlara bu kalıcı âhiret yurdu için amelde bulunmayı kolaylaştırır. Onlar da bu dünya hayatından Allah’a ibadet ve O’na itaatte kendilerine yardım ve destek sağlayacak şeyleri alırlar. Bedbaht ve haktan yüz çeviren kimselere gelince onlar da kendilerine yaraşır amelleri işlerler, dünya hayatından razı ve memnun olur, bu hayata meyleder ve bu hayatı kalıcı kabul ederler.