Al-Hajj
Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.
Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21
ذَٰلِكَ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِهِۦ ثُمَّ بُغِىَ عَلَيْهِ لَيَنصُرَنَّهُ ٱللَّهُ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ 60
60- Bu böyledir. Kim kendisine yapılanın aynıyla ceza verir, sonra yine ona haksızca saldırılırsa, Allah elbette ona yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
60. Bir kimseye karşı bir suç işlenir, haksızlıkta bulunulursa o kimsenin suç işleyene aynıyla karşılık vermesi caizdir. Bunu yapacak olursa ona bir sorumluluk yoktur ve bundan dolayı da kınanmaz. Eğer bundan sonra da ona tekrar haksızlıkta bulunulursa şüphesiz Allah ona yardımcı olur. Çünkü o, mazlumdur. Hakkını tastamam aldığı için ona karşı haksızlık yapılması da caiz olmaz. Eğer kendisine yapılan kötülük sebebi ile başkasını cezalandıran bir kimseye bundan sonra zulüm edilecek olursa, Allah ona yardım edecektir. O halde kendisine zulmedildiği ve kendisine karşı suç işlendiği vakit herhangi bir kimseyi cezalandırmayan bir kimsenin Allah’ın yardımına mazhar olması öncelikle söz konusudur. “Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.” O, günahkârları affeder, onları cezalandırmakta acele etmez. Günahlarını da bağışlar, siler. O günahların üzerlerindeki etkileri de izale eder. İşte Yüce Allah’ın bizatihi sahip olduğu sıfatı ve bütün zamanlarda kullarına muamelesi, af ve mağfiret ile onlara muamele etmektir. O halde ey zulme uğrayan, kendilerine karşı suç işlenen kimseler! Sizin de affedip bağışlamanız, cezalandırmaktan vazgeçmeniz gerekir ki Yüce Allah da size, sizin O’nun kullarına davrandığınız gibi davransın. Çünkü:“Kim affedip düzeltirse onun mükâfatını vermek, Allah’a aittir.”(eş-Şura, 42/40)