Langsung ke konten
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Kahf
Surah 18

Al-Kahf

Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.

Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21

Ayat 51–52

مَّآ أَشْهَدتُّهُمْ خَلْقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَا خَلْقَ أَنفُسِهِمْ وَمَا كُنتُ مُتَّخِذَ ٱلْمُضِلِّينَ عَضُدًا 51 وَيَوْمَ يَقُولُ نَادُوا۟ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُمْ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُم مَّوْبِقًا 52

51- Ben, onları ne göklerin ve yerin yaratılışına, ne de kendilerinin yaratılışına şahit tuttum. Haktan saptıranları yardımcı da edinmedim. 52- O gün buyuracak ki:“Benim ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın bakalım!” Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap vermeyeceklerdir. Biz de aralarına bir helak uçurumu koyacağız.

51. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Ben ne şeytanları, ne de bu saptırıcıları göklerin ve yerin yaratılışında da kendilerinin yaratılışına şahit tutmadım. Yani onları bu işte hazır bulundurmadığım gibi bu konuda onların fikirlerini de almadım. O halde onlar, bunlardan herhangi bir şeyi nasıl yaratmış olabilirler? Aksine tek başına yaratan ve kainatı idare eden, hikmet ve takdir sahibi olan yalnızca Allah’tır. Her şeyi yaratan ve her şeyde hikmeti gereğince tasarrufta bulunan O’dur. O halde nasıl olur da birtakım şeytanlar O’na ortak koşulur, dost edinilir ve Allah’a itaat edili gibi onlara itaat olunur? Halbuki hiçbir şey yaratmış değillerdir. Hiçbir yaratmada da hazır bulunmamışlardır. Yüce Allah’a hiçbir şekilde yardım etmiş de değillerdir. Bundan dolayı Yüce Allah:“Haktan saptıranları yardımcı da edinmedim.” buyurmaktadır. Yani bunlardan herhangi bir varlık hiçbir hususta Allah’a yardımcı olmuş ve O’na destek vermiş değildir. Allah’ın, varlıkların işlerinin idaresinin bir bölümünü onlara havale etmesi Allah’a yakışmaz. Çünkü bunlar, insanları saptırmaya ve Rablerine düşmanlık etmeye gayret ederler. O halde uygun olan, Allah’ın onları kendinden uzaklaştırmasıdır, yakınlaştırması değil.

52. Allah, dünyada kendisine şirk koşanları söz konusu edip şirki en ileri derecede çürüttükten, şirk koşanın bilgisiz ve kıt akıllı olduğuna hüküm verdikten sonra kıyamet gününde müşriklerin, ortak koştukları varlıkları ile başlarından geçecekleri ve Allah’ın kendilerine ne şekilde sesleneceğini şöylece haber vermektedir:“Benim ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın bakalım!” Kendi kanaatinize, o bozuk ve tutarsız iddianıza göre bana ortak diye ileri sürdüklerinizi çağırın! Bu, onların kanaatleridir. Çünkü gerçekte Allah’ın ne göklerde, ne de yerde hiçbir ortağı yoktur. Yani haydi size faydalı olmaları ve sizleri bu zorlu ve sıkıntılı hallerden kurtarmaları için onlara seslenip çağırın. “Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap vermeyeceklerdir.” Çünkü o gün hüküm, idare ve egemenlik yalnız Allah’ın olacaktır. Hiçbir kimse ne kendisine ne de başkasına zerre ağırlığınca bile fayda sağlayamayacaktır. “Biz de aralarına bir helak uçurumu koyacağız.” Onları birbirinden ayırıp uzaklaştıracak helak uçurumunu ortak koşanlar ve ortak koştukları varlıklar arasına koyacağız. İşte o vakit ortak koşulanların, kendilerini ortak koşanlara olan düşmanlıkları, onların ortak koşmalarını inkâr etmeleri ve onlardan uzak olduklarını bildirmeleri açıkça ortaya çıkar. Nitekim Allah:“İnsanlar bir araya toplandığında onlar, onlara düşman kesilir ve onların ibadetlerini inkar ederler.”(el-Ahkâf, 46/6) buyurmaktadır.