Langsung ke konten
Tafsir As-Saadi - Turkish · Yusuf
Surah 12

Yusuf

Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.

Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21

Ayat 11–14

قَالُوا۟ يَـٰٓأَبَانَا مَا لَكَ لَا تَأْمَ۫نَّا عَلَىٰ يُوسُفَ وَإِنَّا لَهُۥ لَنَـٰصِحُونَ 11 أَرْسِلْهُ مَعَنَا غَدًا يَرْتَعْ وَيَلْعَبْ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَـٰفِظُونَ 12 قَالَ إِنِّى لَيَحْزُنُنِىٓ أَن تَذْهَبُوا۟ بِهِۦ وَأَخَافُ أَن يَأْكُلَهُ ٱلذِّئْبُ وَأَنتُمْ عَنْهُ غَـٰفِلُونَ 13 قَالُوا۟ لَئِنْ أَكَلَهُ ٱلذِّئْبُ وَنَحْنُ عُصْبَةٌ إِنَّآ إِذًا لَّخَـٰسِرُونَ 14

11- Dediler ki:“Ey babamız! Sana ne oluyor da Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun? Halbuki biz elbette onun iyiliğini isteriz. 12- “Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın. Biz onu mutlaka koruruz.” 13- Dedi ki:“Onu götürmeniz gerçekten beni üzer. Ayrıca siz kendisinden habersizken kurdun onu yemesinden korkarım.” 14- Onlar da dediler ki:“Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde eğer onu kurt yiyecek olursa o zaman gerçekten biz zarara uğramış (işe yaramaz) kimseleriz demektir.”

11. “Dediler ki:” Yani Yusuf’un kardeşleri maksatlarına ulaşmak kastı ile babalarına şöyle dediler: “Ey babamız! Sana ne oluyor ki Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun?” Herhangi bir sebep ve gerekçe yokken bizden yana Yusuf hakkında ne diye korkuyorsun? “Halbuki biz elbette onun iyiliğini isteriz.” Ona karşı şefkatimiz vardır ve kendimiz için istediğimizi onun için de isteriz. Bu ifade, Yakub aleyhisselam’ın Yusuf’un kardeşleri ile birlikte çöle ve benzeri uzak yerlere gitmesine müsaade etmediğini göstermektedir.

12. Onlar babalarının, kardeşlerini kendileri ile göndermesini engelleyen kendi haklarındaki zannının yersizliğini ifade ettikten sonra babasının Yusuf için arzulayacağı bir şeyi yani Yusuf’un faydasına olacak, ayrıca onu kendileri ile birlikte göndermeye müsaade etmesini gerektirecek bir hususu söz konusu ederek şöyle dediler:“Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın.” Açık havada gezinsin, neşelensin ve can sıkıntısı gitsin. “Biz onu mutlaka koruruz” yani onu gözümüzden uzak tutmayacak ve ona gelebilecek her türlü eziyete karşı onu koruyacağız.

13. Babaları da onlara “dedi ki: Onu götürmeniz muhakkak gerçekten beni üzer” yani sadece onu alıp götürmeniz bile beni üzer ve bana ağır gelir. Çünkü ben, kısa bir süre dahi olsa ondan ayrı kalamam. Bu da benim onu sizinle birlikte göndermeme engeldir. İkinci bir engel de şudur:“Ayrıca siz kendisinden habersizken” ondan gafil olduğunuz ve fark etmediğiniz bir halde iken “kurdun onu yemesinden korkarım” çünkü o henüz küçüktür, kurda karşı kendisini koruyamaz.

14. “Onlar da dediler ki: Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde” onu korumaya dikkat gösteren bir grup olduğumuz halde “eğer onu kurt yiyecek olursa o zaman gerçekten biz zarara uğramış (işe yaramaz) kimseleriz demektir.” Eğer kurt onu yer ve bu konuda bizi aciz bırakacak olursa artık bizde hayır yok, bizden hiçbir iyilik beklenmez demektir. Onlar, bu şekilde Yusuf’u beraberlerinde göndermesini sağlayacak sebepleri hazırlayıp engelleri de ortadan kaldırdıktan sonra babaları, Yusuf’un onlarla birlikte gitmesine izin verdi.