Langsung ke konten
Tafsir As-Saadi - Turkish · Yunus
Surah 10

Yunus

Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.

Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21

Ayat 1–2

الٓر ۚ تِلْكَ ءَايَـٰتُ ٱلْكِتَـٰبِ ٱلْحَكِيمِ 1 أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ رَجُلٍ مِّنْهُمْ أَنْ أَنذِرِ ٱلنَّاسَ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِندَ رَبِّهِمْ ۗ قَالَ ٱلْكَـٰفِرُونَ إِنَّ هَـٰذَا لَسَـٰحِرٌ مُّبِينٌ 2

1- Elif, Lâm, Râ. İşte bunlar, hikmet dolu Kitabın âyetleridir. 2- İçlerinden bir adama:“İnsanları uyar ve iman edenlere de Rableri katında onlar için kadem-i sıdk olduğunu müjdele!” diye vahiy göndermemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi? Ki o kâfirler:“Şüphesiz bu, apaçık bir büyücüdür” dediler.

(Mekke’de inmiştir, 109 âyettir)

1. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Elif, Lâm, Râ. İşte bunlar hikmet dolu Kitabın âyetleridir.” Bu Kitap, bütün ümmetin gönül hoşluğu ile kabul ve itaat etmek ve bağlanmakla yükümlü olduğu, ayetleri imanî hakikatlere, şer’î emir ve yasaklara delâlet eden, hükümleri ve hikmeti içeren Kur’ân’dır.

2. Bununla birlikte onların çoğu yüz çevirmektedir. Zira onlar, bilmeyen kimselerdir. Bu yüzden “İçlerinden bir adama: İnsanları” Allah’ın azabı ile “uyar” Allah’ın intikamından korkut, Allah’ın âyetlerini kendilerine hatırlat! Samimi olarak “iman edenlere de Rableri katında onlar için kadem-i sıdk” yani Rableri nezdinde önceden işlemiş oldukları samimi, doğru ve salih amelleri sebebi ile bol mükâfatlar “olduğunu müjdele! diye vahiy göndermemiz insanlar için şaşılacak bir şey mi?” Kâfirler, bu büyük insandan ve getirdiklerinden hayrete düştüler ve bu hayretleri onları, onu inkar etmeye itti. Bu yüzden de onlar onun hakkında:“Şüphesiz bu, apaçık bir büyücüdür, dediler.” Yani -güya- onun büyücülüğü besbellidir, hiçbir kimseye saklı değildir. Herkes bunu anlayabilir. Bu, onların akılsızlıklarından ve inatlarından kaynaklanan bir iddiadan başka bir şey değildir. Çünkü onlar, hiçbir şekilde hayret edilmemesi ve garip karşılanmaması gereken bir işe hayret edip şaşırdılar. Asıl hayret edilecek olan, onların bilgisizlikleri ve kendi faydalarını bilmeyişleridir. Zira onlar, Allah’ın kendi içlerinden gönderdiği ve gayet iyi tanıdıkları bu şerefli Rasûle iman etmediler, onun davetini reddettiler ve onun dinini çürütmeye gayret gösterdiler. Nasıl olur da böyle yaparlar?! Ne var ki Allah, kâfirler hoşlanmasa da nurunu tamamlayacektır.