Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · An-Naba
Sura ta 78

An-Naba

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Ayoyi 31–36

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا 31 حَدَآئِقَ وَأَعْنَـٰبًا 32 وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا 33 وَكَأْسًا دِهَاقًا 34 لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّٰبًا 35 جَزَآءً مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًا 36

31- Şüphesiz takvâ sahipleri için bir kurtuluş vardır. 32- Bahçeler ve üzüm bağları, 33- Göğüsleri kabarmış yaşıt kızlar, 34- Ve dolu dolu kadehler vardır. 35- Orada ne boş bir söz işitirler, ne de yalan. 36- Bunlar, Rabbinden amellerine bir karşılık ve büyük bir lütuftur.

31. Yüce Rabbimiz, günahkârların durumunu söz konusu ettikten sonra takvâ sahiplerinin âkıbetini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Şüphesiz takvâ sahipleri için bir kurtuluş vardır.” O’na itaate sımsıkı sarılmak ve O’na isyanı gerektiren hususlardan uzak durmak suretiyle Rablerinin gazabından sakınan kimseler için bir kurtuluş vardır. Onlar cehennem ateşinden de uzak kalacaklardır. 32. Onların kurtuluşa erdikleri yerde de onlar için “bahçeler ve üzüm bağları” vardır. Meyvelerle dolup taşan, güzel, çeşitli ağaçları ihtiva eden bahçeler ve etrafında ırmakların kaynayıp coştuğu üzüm bağları vardır. Özellikle üzümün söz konusu edilmesi, o bahçelerde çok olacağından ve üzümün üstün ve ayrıcalıklı bir meyve oluşundan dolayıdır. 33. Ayrıca onlar için canların arzuladığı türden eşler de vardır. “Göğüsleri kabarmış, yaşıt” aynı ve birbirine yakın yaşlarda “kızlar.” Bunların göğüsleri, gençliklerinden, güçlü ve taze olduklarından dolayı sarkık olmayacaktır. Yaşıt kızların niteliklerinden birisi de çabuk kaynaşan ve iyi geçimli kimseler olmalarıdır. Onların yaşları ise gençliğin en orta yaşı olan otuz üç yaş olacaktır. 34. “Ve” içenlere lezzet veren şarapla “dolu dolu kadehler vardır.” 35. “Orada ne boş” faydası bulunmayan “bir söz işitirler ne de yalan” yani günahı gerektiren bir söz. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Onlar orada ne boş ne de günahı gerektiren bir söz işitirler. Ancak Selâm, selâm sözü başka.”(el-Vâkıa, 56/25-26) 36. Yüce Allah’ın onlara bu kadar büyük mükâfatları bağışlaması, O’nun lütuf ve ihsanındandır:“Rabbinden amellerine bir karşılık ve büyük bir ihsan olmak üzere.” Yani Yüce Allah, bunu kendilerine, kendilerini işlemeye muvaffak kıldığı, lütuf ve ihsanına ulaşmaya vesile yaptığı amellerine karşılık bir mükâfat olmak üzere ihsan etmiştir.