Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · At-Taghaabun
Sura ta 64

At-Taghaabun

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Ayoyi 9–10

يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ ٱلْجَمْعِ ۖ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلتَّغَابُنِ ۗ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَـٰلِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُدْخِلْهُ جَنَّـٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ 9 وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَآ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلنَّارِ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ 10

9- O gün Allah, sizleri toplanma gününde (diriltip) bir araya toplayacaktır. İşte bu, aldanış günüdür. Kim Allah’a iman edip salih amel işlerse Allah onun kötülüklerini örter ve onu ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş da budur. 10- Kâfir olup âyetlerimizi yalanlayanlara gelince işte onlar da cehennemliklerdir ve orada ebediyen kalacaklardır. O, ne kötü bir dönüş yeridir!

9. Yani Yüce Allah’ın öncekileri ve sonrakileri toplayıp bir araya getireceği toplanma gününü düşünün. O gün Allah, onları çok dehşetli olan mahşerde durduracak ve yaptıklarını kendilerine haber verecektir. İşte o vakit insanlar arasındaki fark ve aldanış açıkça ortaya çıkacaktır. Birtakım kimseler, her türlü lezzet ve arzuyu ihtiva eden pek yüksek köşklerde, çok yüce konaklarda yüceler yücesine (a’lây-ı illiyîne) yükseltilecektir. Buna karşılık birtakım topluluklar da gam, keder, üzüntü ve çetin azabın yeri olan, aşağılar aşağısına (esfel-i safiline) alçaltacaktır. Bu ise kendileri için dünya hayatında iken yapıp gönderdiklerinin bir sonucudur. Bundan dolayı Yüce Allah “İşte bu, aldanış günüdür” buyurmaktadır. Yani o günde insanların aldanışlarının ve onlar arasındaki farklılıkların açığa çıkacağı bir gündür. O gün mü’minlerin durumu, fasıkların aldanmış olduklarını ortaya çıkaracak ve günahkârlar hakikat namına hiçbir şeye sahip olmadıklarını, gerçekten hüsrana uğrayanlar olduklarını anlamış olacaklardır. Sanki: Kurtuluş ile bedbahtlık, nimetlere nail olmak ile azaba mahkûm olmak neye göre olur? diye sorulmuş gibi Yüce Allah bunların sebeplerini söz konusu etmekte ve şöyle buyurmaktadır: "Kim Allah’a iman edip” Allah’ın iman edilmesini emretmiş olduğu bütün hususları kapsayacak şekilde tam anlamı ile iman ederse, Allah’ın da kullarının da haklarını edâ etmek sureti ile de farz ve nafile kabilinden “salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar.” O cennetler, canların çektiği, gözlerin zevk aldığı, ruhların tatmin olduğu, kalplerin kendisine bağlandığı, her türlü istek ve arzunun en nihai noktasının bulunduğu bir yerdir. “İşte büyük kurtuluş da budur.”

10. “Kâfir olup âyetlerimizi yalanlayanlara” şer’î ve aklî herhangi bir dayanakları olmaksızın bunları inkâr edenlere, kendilerine apaçık belgeler ve deliller gelmiş olmakla birlikte bunların gösterdikleri gerçekleri yalanlayarak onlara karşı inat edenlere “gelince onlar cehennemliklerdir ve orada ebediyen kalacaklardır. O, ne kötü bir dönüş yeridir!” Çünkü orada her türlü bedbahtlık, sıkıntı, ağır ve çetin azaplar vardır.