Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-An'aam
Sura ta 6

Al-An'aam

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Ayoyi 114–115

أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ أَبْتَغِى حَكَمًا وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ إِلَيْكُمُ ٱلْكِتَـٰبَ مُفَصَّلًا ۚ وَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَـٰهُمُ ٱلْكِتَـٰبَ يَعْلَمُونَ أَنَّهُۥ مُنَزَّلٌ مِّن رَّبِّكَ بِٱلْحَقِّ ۖ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُمْتَرِينَ 114 وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلًا ۚ لَّا مُبَدِّلَ لِكَلِمَـٰتِهِۦ ۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ 115

114- “O, size Kitabı açıklanmış bir halde indirmişken Allah’tan başka bir hakem mi arayacak mışım?!” Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, onun Rabbin tarafından hak ile indirildiğini bilirler. O halde sakın şüphe edenlerden olma. 115- Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından eksiksizdir. O’nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, Semidir, Alimdir.

114. Yani ey Rasul, de ki:“O, size kitabı açıklanmış bir halde” içinde helâl ve haramın açıkça belirtildiği, şeri hükümlerin, dinin itikadi esaslarının, fer’i hükümlerinin en ileri derecede beyan edildiği, en açık belgelerle dile getirildiği, en güzel hükümleri ve en doğru sözleri ihtiva eder şekilde “indirmişken Allah’tan başka” hükmüne başvuracağım, emir ve yasaklarına bağlı kalacağım “bir hakem mi arayacak mışım?!” Çünkü Allah’ın dışındaki bütün varlıklar, hakkında hüküm verilenlerdir, hüküm veren değil. Yaratılmışların verecekleri bütün hükümler ve her türlü tedbir ve irade, kesinlikle eksiktir, kusurludur, haksızcadır. Hakem kabul edilmesi gereken ancak ve ancak Yüce Allah’tır. Yaratmak da emretmek de yalnız O’nundur. O, tektir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. O’nun hükümlerinin bu nitelikte olması, hikmet ve rahmeti içermesinden dolayıdır. Nitekim Yahudi ve Hıristiyanlar gibi kendilerine önceden kitap indirilmiş olanlar da bunu itiraf ederler:“Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, onun Rabbin tarafından hak ile indirildiğini bilirler.” Bu sebepledir ki ilahi haberler hep birbirini doğrular mahiyette gelmiştir. “O halde sakın” bu hususta “şüphe edenlerden olma!” Daha sonra Yüce Allah, ilâhi haberlerin açık oluşlarını vasfederek şöyle buyurmaktadır:

115. “Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından eksiksizdir.” Yani verdiği haberlerdeki doğruluğu, emir ve yasaklarındaki adaleti en mükemmel derecededir. Yüce Allah’ın bu Kitab-ı Aziz’de yer vermiş olduğu haberlerden daha doğru, bu kitaptaki emir ve yasaklardan daha adili olamaz. “O’nun sözlerini değiştirebilecek yoktur.” Çünkü O bu sözleri doğruluğun en üstün şekli, hakkın en ileri derecesi ile korumuş ve muhkemleştirmiştir. Bunların değiştirilmelerine imkân olmadığı gibi bunlardan daha iyilerinin bulunup ortaya atılma imkânı da yoktur. “O, Semidir” çeşitli ihtiyaçların dile getirildiği, farklı dillerin seslendirdiği bütün sesleri işitendir; “Alimdir” gizli-açık, geçmiş ve gelecek her şeyi bilen ve ilmi ile kuşatantdır.