Ad-Dukhaan
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَـٰعِبِينَ 38 مَا خَلَقْنَـٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ 39 إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَـٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ 40 يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ 41 إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ 42
38- Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık. 39- Biz, onları ancak hak (bir amaç) ile yarattık. Fakat onların çoğu bilmezler. 40- Şüphesiz ayrım/hüküm günü onların hepsi için tayin edilmiş bir vakittir. 41- O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Onlara yardım da edilmez. 42- Ancak Allah’ın merhamet ettikleri hariç. Şüphesiz O, Azizdir, Rahimdir.
38-39. Yüce Allah, kudretinin kemalini ve hikmetinin eksiksizliğini haber vermekte; gökleri ve yeri oyun olsun diye boş yere ve amaçsız yaratmadığını, aksine gökleri de yeri de ancak hak bir amaç ile yarattığını bildirmektedir. Hem onların yaratılışları hak iledir, hem de yaratılışlarının kapsamında hak vardır. O, bunları hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca kendisine ibadet etsinler, O da kullara emir verip yasaklar koysun ve onları mükâfatlandırıp cezalandırsın diye yaratmıştır. “Fakat onların çoğu bilmezler.” Bundan dolayı da göklerle yerin yaratılışı üzerinde hiç düşünmezler.
40. “Şüphesiz ayrım/hüküm günü” Yüce Allah’ın öncekilerle sonrakiler ve ayrılığa düşmüş olan herkes arasında ayırt edici hükmünü vereceği gün olan Kıyamet günü “onların hepsi” yani bütün mahlukat “için tayin edilmiş bir vakittir.” Allah, o günde hepsini bir araya getirecek, amelleri ile birlikte onların huzuruna toplayacak ve amellerinin karşılıklarını verecektir.
41. “O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz.” Yakının yakınına, arkadaşın arkadaşına faydası olmayacağı gibi; “onlara yardım da edilmez.” Allah’ın azabına karşı kimse tarafından korunamazlar. Çünkü o gün hiçbir varlık, hiçbir şeye sahip olmayacaktır.
42. “Ancak Allah’ın merhamet ettikleri hariç.” İşte onlar, Allah’ın rahmeti ile yücelecek ve faydalanacak, O’nun rahmetine mazhar olacak kimselerdir ki onlar, bu rahmete ulaşmanın yollarını izlemiş ve dünya hayatında iken bunun için çalışmışlardı. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: