Faatir
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
وَٱللَّهُ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ جَعَلَكُمْ أَزْوَٰجًا ۚ وَمَا تَحْمِلُ مِنْ أُنثَىٰ وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلْمِهِۦ ۚ وَمَا يُعَمَّرُ مِن مُّعَمَّرٍ وَلَا يُنقَصُ مِنْ عُمُرِهِۦٓ إِلَّا فِى كِتَـٰبٍ ۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ 11
11- Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yarattı. Sonra da sizi çiftler kıldı. O’nun ilmi dışında hiçbir dişi ne hamile kalır ne de doğurur. Uzun ömürlü kimsenin ömrünün uzatılması da ömrünün eksiltilmesi de mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz bu, Allah’a göre pek kolaydır.
11. Daha sonra Yüce Allah, insanoğlunu yaratmasını, onun topraktan nutfeye ve bundan sonraki aşamalara geçişini söz konusu etmektedir. “…sonra da sizi çiftler kıldı.” O, sizi bir aşamadan bir aşamaya geçirip durdu. Nihâyet sizleri erkeğin dişi ile evlenecek ve evlilikten de zürriyet ve çocuk sahibi olmak maksadı güdülecek şekilde çiftler haline getirinceye kadar aşamadan aşamaya geçirdi. Her ne kadar nikah, bu konudaki sebeplerden birisi ise de hiç şüphesiz bu, Allah’ın kazası, kaderi ve ilmi çerçevesinde tahakkuk eder. “O’nun ilmi dışında hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur.” Aynı şekilde Âdemoğlunun geçirdiği bütün aşamalar da O’nun ilim ve kaderi iledir. “Uzun ömürlü kimsenin ömrünün uzatılması da ömrünün eksiltilmesi de mutlaka bir kitaptadır.” Bunlar ancak O’nun ilmi dahilinde olur. Buradan şu da anlaşılabilir: İnsanın, şayet zina, anne-baba haklarına riâyet etmeyip onlara kötü davranmak, akrabalık bağlarını kesmek vb. gibi ömrün kısalığına sebep olduğu nakledilen ömrü kısaltıcı sebepleri izlememiş olması durumunda ulaşabileceği ömründen herhangi bir şeyin eksiltilmesi de ancak Allah’ın ilmi ile olur. Yani ömrün bir sebebe bağlı olarak ya da olmayarak uzayıp kısalması hep Allah’ın ilmi iledir ve Yüce Allah bunu “bir kitapta” tespit etmiştir. Bu kitap, bütün zamanlarında ve hayatının her gününde kulun başından cereyan edecek her şeyi ihtiva etmektedir. “Şüphesiz bu, Allah’a göre pek kolaydır.” Yani O’nun ilminin bu kadar bilgiyi kuşatması ve Kitabının da bunları içermesi çok kolaydır. Yüce Allah, bu âyet-i kerimelerde öldükten sonra dirilişe dikkat çekmek üzere üç delil sunmuştur ki hepsi de aklî delillerdendir: 1. Ölümünden sonra yeryüzünün diriltilmesi ve yeryüzünü diriltenin, ölüleri dirilteceğinin belirtilmesi. 2. Âdemoğlunu sözü edilen aşamalardan geçiren, onu var edip ardı arkasına halden hale nakleden ve nihâyet onun için takdir edilen nihai noktaya kadar onu ulaştıran, onu tekrar yaratmaya, onu ikinci bir defa daha var etmeye elbette muktedirdir ve bu iş, O’nun için daha kolaydır. 3. Üçüncü husus ise O’nun bilgisinin ulvi ve süfli alemin her bir parçasını, küçüğünü büyüğünü, kalplerde bulunanları, annelerin karnında olanları ve ömürlerin artıp eksilmesini bilmesi ve bütün bunları tek bir kitapta tespit etmiş olması... Bütün bu hususlar kendisi için kolay olan, elbette ki ölüleri çok daha kolayca diriltebilir. Hayrı alabildiğine pek çok olan, kullarının dikkatlerini gerek dünya hayatlarında, gerek âhiretlerinde faydalarına olacak şeylere çeken Yüce Allah’ın şanı ne yücedir!