Ar-Room
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُقْسِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ مَا لَبِثُوا۟ غَيْرَ سَاعَةٍ ۚ كَذَٰلِكَ كَانُوا۟ يُؤْفَكُونَ 55 وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَٱلْإِيمَـٰنَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ فِى كِتَـٰبِ ٱللَّهِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْبَعْثِ ۖ فَهَـٰذَا يَوْمُ ٱلْبَعْثِ وَلَـٰكِنَّكُمْ كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ 56 فَيَوْمَئِذٍ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ 57
55- Kıyametin kopacağı gün günahkârlar (dünyada) ancak çok kısa bir süre kaldıklarına dair yemin edeceklerdir. Onlar (dünyada iken de haktan) işte böyle döndürülüyorlardı. 56- Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar diyeceklerdir ki:“Andolsun ki siz, Allah’ın Kitabında (yazılı olana göre) diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu, diriliş günüdür. Fakat siz, bilmiyordunuz.” 57- O gün zulmedenlere mazeretleri fayda vermeyecek ve onlardan (Rablerini) razı etmeleri de istenmeyecektir.
55. Yüce Allah, Kıyamet gününü, bu günün çabucak gelişini haber vermekte ve Kıyamet kopacağı vakit “günahkârlar”ın Allah adına yemin ederek dünyada “ancak çok kısa bir süre kaldıklarına dair yemin edecekler”ini bildirmektedir. Böylelikle onlar, kendilerine fayda verir ümidi ile özür beyan etmeye ve dünya ömrünün kısalığını dile getirmeye çalışacaklardır. Onların sözleri hiçbir gerçek ihtiva etmeyen katıksız bir yalan olduğundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Onlar (dünyada iken de haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.” Yani onlar, dünyada iken de bu şekilde gerçeklerden sapıp yalana yöneliyorlardı. Onlar dünyada peygamberlerin getirdikleri hakkı yalanlamışlardı, âhirette de gözle görülen somut bir gerçeği inkâr edeceklerdir ki bu da dünyada uzun bir süre kaldıkları gerçeğidir. İşte bu, onların çirkin bir huyudur ve kul, hangi halde ölürse o şekilde diriltilecektir.
56. “Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar” yani Yüce Allah’ın kendilerine hem ilim hem de imanı lütfettiği ve böylelikle hakkı bilme vasfına sahip kıldığı, hakkı tercih etmeyi gerektiren iman sahibi olmalarını sağladığı kimseler, hakkı bilip hakkı tercih ettiklerinden ve sözleri de vakıaya uygun ve halleriyle uyumlu olacağından dolayı hakkı dile getirecekler ve “diyeceklerdir ki: Andolsun ki Allah’ın Kitabında” hakkımızda yazmış olduğu, hükmünde belirlemiş olduğu, kaza ve kaderinde tespit ettiği üzere “diriliş gününe kadar kaldınız.” Yani sizler, öğüt alacak kimsenin öğüt alabileceği, düşünecek kimsenin düşüneceği, ibret alacak kimsenin ibret alabileceği kadar bir ömür sürdünüz. Ve nihâyet öldükten sonra diriliş gerçekleşti ve siz bu hale geldiniz. “İşte bu, diriliş günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz.” Bundan dolayı dünyada iken bu günü inkâr ettiniz. Dünyada Yüce Allah’a dönme ve günahlarınızdan tevbe etme imkânını bulabileceğiniz kadar bir süre kaldığınızı kabul etmiyorsunuz. Hâlâ bilgisizlik, sizin belirgin bir özelliğinizdir. Bunun neticesi olan yalanlamak da ayrılmaz vasfınızdır. Hüsrana uğramak ise sizin büründüğünüz elbisenizdir.
57. “O gün zulmedenlere mazeretleri fayda vermeyecek.” Yalan söyleyerek kendilerine karşı delilin ortaya konmadığını yahut da iman etme imkânını bulamadıklarını iddia edecek olurlarsa, ilim ve iman ehlinin şahitliği ile derilerinin, ellerinin ve ayaklarının şahitliği ile yalan söyledikleri ortaya çıkacaktır. Şâyet mazeretlerinin kabul edilmesini ve geri döndürüldükleri takdirde kendilerine yasak kılınan şeylere tekrar dönmeyeceklerini söyleyerek dünyaya geri döndürülmeyi isteyecek olursa onlara bu imkân verilmeyecektir. Çünkü artık mazeret bildirme zamanı geçmiş olacaktır ve mazeretleri de kabul olunmayacaktır. “onlardan (Rablerini) razı etmeleri de istenmeyecektir.” Bu fırsat erilmeyecek, aksine devamlı azarlanıp kınanacak ve cezalandırılacaklardır.