Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Qasas
Sura ta 28

Al-Qasas

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Aya ta 83

تِلْكَ ٱلدَّارُ ٱلْـَٔاخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذِينَ لَا يُرِيدُونَ عُلُوًّا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فَسَادًا ۚ وَٱلْعَـٰقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ 83

83- İşte şu âhiret yurdunu Biz, yeryüzünde ne zorbalık ne de bozgunculuk istemeyenlere veririz. Güzel âkıbet, takvâ sahiplerinindir.

83. Yüce Allah; Kârûn’u, ona verilen dünyalığı, onun âkıbetini, kendilerine ilim verilen kimselerin:“İman edip salih amel işleyenler için Allah’ın mükafatı daha hayırlıdır” dediklerini söz konusu ettikten sonra âhiret yurduna yönelmeyi teşvik edip ona ulaştıran yolu bildirmek üzere şöyle buyurmaktadır: “İşte şu” Yüce Allah’ın kitaplarında haber verdiği ve peygamberlerin bildirdiği, her türlü nimeti ihtiva eden, hevesi kursakta bırakan her türlü etkenden de uzak olan “âhiret yurdunu Biz, yeryüzünde ne zorbalık ne de bozgunculuk istemeyenlere” ebedi kalacakları bir yurt olmak üzere “veririz.” nların, yeryüzünde Allah’ın kullarına karşı zorbalık etmek, kullara ve hakka karşı büyüklük taslamak gibi bir istekleri yoktur; kaldı ki böyle bir maksatla çalışmaları nasıl düşünülebilir? ozgunculuk/fesat, bütün günah çeşitlerini kapsayan bir tabirdir. Onların yeryüzünde zorbalık ve bozgunculuk çıkarma istekleri dahi olmadığına göre onların isteklerinin, Allah’a yönelik olması, maksatlarının âhiret yurdu olması kaçınılmaz bir şeydir. Yine onların hali de Allah’ın kullarına karşı alçak gönüllülük, hakka bağlılık ve salih amel işlemekten ibaret olur. şte güzel âkıbete nail olacak gerçek takvâ sahipleri de bunlardır. Bundan dolayı devamla şöye buyrulmaktadır: Sürekli olarak devam edecek kurtuluş ve başarı demek olan “güzel âkıbet takvâ sahiplerinindir.” nların dışında kalan kimseler, kısmen üstün olsalar ve rahata erişseler dahi bu, uzun süre devam etmez, aksine kısa bir süre sonra yok kaybolur gider. yet-i kerimedeki bu tahsis edici ifadeden şunu anlıyoruz ki yeryüzünde zorbalık yahut bozgunculuk etmek isteyen kimselerin, âhiret yurdunda herhangi bir payları olmayacaktır. Onların âhirette en ufak bir mükâfatları da söz konusu olmayacaktır.