An-Naml
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
أَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا جَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِيَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ 86
86- Bizim geceyi, içerisinde dinlensinler diye (karanlık), gündüzü de (işlerini görsünler diye) aydınlık kıldığımızı görmediler mi? Şüphesiz bunda iman eden bir toplum için deliller vardır.
86. Yani onlar şu çok büyük delili ve pek muazzam nimeti görmüyorlar mı? Bu, Yüce Allah’ın onlara gece ve gündüzü amade kılmasıdır. ece karanlığında çalışmayı bırakıp yorgunluklarından dinlensinler ve ertesi gün çalışmaya hazırlansınlar diye geceyi yaratmıştır. Gündüzün aydınlık kılınması da geçimlerini sağlamak ve işlerini görmek maksadıyla etrafa dağılsınlar diyedir. “Şüphesiz bunda” Allah’ın vahdâniyetinin kemaline, nimetlerinin dört bir yandan kendilerini kuşatmış olduğuna dair “iman eden bir toplum için deliller vardır.”