An-Naml
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
فَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ ۖ إِنَّكَ عَلَى ٱلْحَقِّ ٱلْمُبِينِ 79 إِنَّكَ لَا تُسْمِعُ ٱلْمَوْتَىٰ وَلَا تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوْا۟ مُدْبِرِينَ 80 وَمَآ أَنتَ بِهَـٰدِى ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَـٰلَتِهِمْ ۖ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَـٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ 81
79- O halde sen Allah’a tevekkül et. Çünkü sen apaçık hak üzeresin. 80- Sen, ölülere işittiremezsin. Arkalarını dönüp gittiklerinde sağırlara da daveti işittiremezsin. 81- Sen körleri de sapıklıklarından kurtarıp doğru yola erdiremezsin. Sen ancak âyetlerimize iman edip de teslim/müslüman olanlara (davetini) duyurabilirsin.
79. Yani menfaatlerin elde edilmesi, zararların defedilmesi, risaletin tebliğ edilip dinin dimdik ayakta tutulması ve düşmanlara karşı cihad edilmesi hususlarında Rabbine güvenip dayan. “Çünkü sen apaçık hak üzeresin.” Hak üzere olan kimse ise hakka çağırır. Onun zaferi için çalışır. Böyle bir kimsenin başkalarına göre daha çok Allah’a tevekkül etmesi gerekir. Çünkü o; kararlı, doğruluğu bilinen, hakkında herhangi bir şüphe ve tereddüdün söz konusu olmadığı bir işi gerçekleştirme uğrunda çalışır, didinir. ynı şekilde onun sahip olduğu hak son derece açıktır. Üstü kapalı bir tarafı yoktur, hakkında şüpheyi gerektirecek bir yanı bulunmamaktadır. en görevini yerine getirip bu hususta Allah’a gereği gibi tevekkül edecek olursan, sapıtanların sapıklığının sana zararı olmaz. Onları hidâyete iletmek de senin görevin değildir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
80. Yani onları davet edip de onlara seslendiğinde seini duyuramazsın. Özellikle de “arkalarını dönüp gittiklerinde” Çünkü arkalarını dönüp gittikleri vakit hiç mi hiç işitmezler.
81. “Sen körleri de sapıklıklarından kurtarıp doğru yola erdiremezsin” buyruğu Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir: “Muhakkak ki sen sevdiğini hidâyete erdiremezsin. Fakat Allah dilediğine hidâyet verir.”(el-Kasas, 28/56)“Sen ancak âyetlerimize iman edip de teslim/müslüman olanlara (davetini) duyurabilirsin.” İşte bunlardır sana itaat edecekler. Bunlar, Allah’ın âyetlerine iman edenler, amelleriyle ve teslimiyetleriyle bunlara itaat edenlerdir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Ancak dinleyenler kabul ederler. Ölüleri ise Allah diriltecektir, sonra yalnız O’na döndürüleceklerdir.”(el-En’âm, 6/36)