Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · Taa-Haa
Sura ta 20

Taa-Haa

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Ayoyi 74–76

إِنَّهُۥ مَن يَأْتِ رَبَّهُۥ مُجْرِمًا فَإِنَّ لَهُۥ جَهَنَّمَ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ 74 وَمَن يَأْتِهِۦ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلدَّرَجَـٰتُ ٱلْعُلَىٰ 75 جَنَّـٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۚ وَذَٰلِكَ جَزَآءُ مَن تَزَكَّىٰ 76

74- Her kim Rabbine günahkar (bir kafir) olarak varırsa onun için cehennem vardır. O orada ne ölür, ne de yaşar. 75- Kim de O’na salih ameller işlemiş bir mü’min olarak gelirse işte onlar için en yüksek dereceler vardır. 76- Altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri (vardır ki) orada ebedi kalacaklardır. İşte arınan kimselerin mükâfatı budur.

74. Yüce Allah, huzuruna günahkar olan -ki burada günahkar, her açıdan günaha batmış olan demektir ki bu da küfrü ifade eder- ve ölünceye kadar da bu halini sürdürüp de o halde Allah'a gelen kimse için cehennem ateşi olduğunu haber vermektedir. O cehennem ki ibretli cezası çok şiddetlidir, çetindir. Zincirleri büyüktür, derinliği çok fazladır. Soğuğu da sıcağı da can yakıcıdır. Onda bulunan ceza ciğerleri ve kalpleri eritir. Orada azap gören bir kimsenin ölmemesi de yaşamaması da bu azabın şiddetli oluşunun bir göstergesidir. Orada azap gören ölmez ki bu azaptan kurtulsun. Ama zevk alacağı bir hayat da sürmez. Onun sürdüğü hayatta kalp, ruh ve beden, miktarı hiç kimse tarafından tespit edilemeyecek büyük azaplar çeker. Bu azap bir an dahi hafifletilmez. Orada azap gören bir kimse yardım isteyecek ama kimse yardımına koşmayacak, dua edecek ama duası kabul olunmayacaktır. Evet, o yardım isteyecek olursa, yüzü yakan ve erimiş maden tortusunu andıran bir su ile yardımına koşulacak, dua edecek olursa da ona:“Yıkılın içerisine, bana da söz söylemeyin.”(el-Mü’minûn, 23/108) diye cevap verilecektir.

75-76. Kim de Rabbinin huzuruna O’na iman etmiş, peygamberlerini tasdik etmiş, kitaplarına uymuş, farz ve müstehab türünden “salih amelde bulunmuş bir mümin olarak gelirse onlar için en yüksek dereceler vardır.” O yüksek konaklarda, süslenmiş köşklerde, kesintisiz lezzelter içerisinde, akıp duran ırmaklar arasında ebedi bir hayat sürecektir. Sevinci pek büyük olacak, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırından dahi geçirmediği nimetler elde edecektir. “İşte” şirkten, küfürden, fasıklıktan, isyandan temizlenip “arınan kimselerin mükâfatı budur.” Bu ise ya bu tür günahları hiç işlemeyen yahut da bunlardan yaptıklarından tevbe eden ve nefsini arındırıp iman ve salih amel ile bu tevbesini daha da güzelleştiren kimseler içindir. Çünkü arınmanın (tezkiyenin) iki anlamı vardır: Birisi temizlemek ve kirleri yok etmek, diğeri ise hayrı arttırmak demektir. İşte “zekât”a da bu iki özellik dolayısıyla bu isim verilmiştir.