Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · Taa-Haa
Sura ta 20

Taa-Haa

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Aya ta 131

وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ زَهْرَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ فِيهِ ۚ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰ 131

131- O (kafirlerden) bazı gruplara kendilerini imtihan edelim diye dünya hayatının süsü olarak verip faydalandırdığımız şeylere gözlerini dikme! Rabbinin rızkı, daha hayırlı ve daha kalıcıdır.

131. Yani dünyanın ahvaline ve bunlardan olan lezzetli yiyecekler, içecekler, değerli ve güzel elbiseler, lüks evler, güzel kadınlardan faydalanan bu gibi kimselere imrenerek gözlerini dikme, onların bu hallerini güzel görerek tekrar tekrar onlara bakma! Çünkü bütün bunlar, dünya hayatının süsüdür. Aldanış içerisinde olanların nefisleri, bunlardan memnun olur, öğütlerimizden yüz çevirenlerin gözleri bunlara imrenerek bakar. Zalimler topluluğu bunlardan âhiret göz önünde bulundurmaksızın yararlanır. Fakat daha sonra bunlar, çabucak geçer ve hep birlikte yok olur giderler. Bunları seveni, bunlara aşık olanları bizzat bunlar öldürür ve böyle kimseler pişmanlığın fayda vermeyeceği bir vakitte pişman olurlar. Kıyamet günü gelecekleri vakit gerçek durumlarını öğrenirler. Şanı Yüce Allah, bunları bir sınama aracı kılmıştır. Böylelikle bunların sınırını aşmayıp orada duranları, onlara aldanıp kananları ve güzel amelde bulunanları birbirinden ayırt ederek ortaya çıkartmak istemiştir. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Yeryüzü üzerinde bulunanları biz, insanlardan hangisi daha güzel amelde bulunacak diye onları imtihan etmek için yeryüzüne has bir süs yaptık. Bununla beraber biz, onun üstünde olan şeyleri elbet kupkuru bir toprak yapacağız.”(el-Kehf, 18/7-8)“Rabbinin” dünyada ilim, iman ve gerçek salih ameller, âhirette ise ebedi nimetler ve o Rahim olan Rabbin komşuluğunda esenlikli yaşayış şeklindeki “rızkı” bizim onlara vermiş olduğumuz dünya zevklerinden hem zatıyla, hem de nitelikleri itibariyle “daha hayırlı ve daha kalıcıdır.” Çünkü cennetteki rızıkların kesilmesi söz konusu değildir. Onun yemişleri de gölgesi de daimidir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Oysa siz dünya hayatını tercih edersiniz. Halbuki âhiret hem daha hayırlı, hem de daha kalıcıdır.”(el-A’la, 87/16-17). Bu âyet-i kerimede şuna işaret vardır: Kul, eğer nefsinin dünya hayatının süsüne meylettiğini ve ona yöneldiğini görecek olursa Rabbinin âhiretteki rızkını hatırlamalı ve her ikisi arasında bir karşılaştırma yapmalıdır.