Al-Baqara
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
وَإِذْ قُلْنَا ٱدْخُلُوا۟ هَـٰذِهِ ٱلْقَرْيَةَ فَكُلُوا۟ مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَٱدْخُلُوا۟ ٱلْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا۟ حِطَّةٌ نَّغْفِرْ لَكُمْ خَطَـٰيَـٰكُمْ ۚ وَسَنَزِيدُ ٱلْمُحْسِنِينَ 58 فَبَدَّلَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ قَوْلًا غَيْرَ ٱلَّذِى قِيلَ لَهُمْ فَأَنزَلْنَا عَلَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ 59
58- Hani “Şu kasabaya girin ve orada istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından da secde ederek girin ve “hıtta” deyin ki günahlarınızı bağışlayalım. Biz iyilik edenlerin (mükâfatını) daha da artıracağız.” demiştik. 59- Ama o zulmedenler kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. Biz de fasıklık ettikleri için zulmedenlerin üzerine gökten bir azap indirdik.
58. “Hani “Şu kasabaya girin ve orada istediğinizi bol bol yiyin.” Bu da İsrailoğullarına isyan etmelerinden sonra Yüce Allah’ın onlara ihsan ettiği nimetler arasındadır. Allah kendileri için güç kaynağı, yurt ve mesken olacak bir kasabaya girmelerini emretti. Burada onlara rahatça ve bolca elde edecekleri bir rızık verilecekti. Bu kasabaya girişleri ise Yüce Allah’a zilletle boyun eğmek suretinde olacaktı. Fiilen, kapısından “secde ederek” yani, zillet ile ve boyun eğerek; sözlü olarak da “hıtta” diyerek, yani Yüce Allah’tan günahlarının bağışlanmasını isteyerek ve af dileyerek bunu gerçekleştireceklerdi. Böylece günahlarınızın bağışlanmasını isteyin “ki günahlarınızı bağışlayalım. Biz iyilik edenlerin (mükafatını)” amelleri sebebi ile gerek dünyada, gerekse âhirette “daha da artıracağız.”
59. “Ama” içlerinden “o zulmedenler kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler.” Burada ifade, sözü değiştirenlerin içlerinden bir topluluk olduğunu, hepsinin bunu yapmadığını açıklayıcı tarzdadır. İşte bunlar “hıtta” diyecek yerde, Allah’ın emrini küçümseyerek ve onunla alay ederek “hınta/buğday içerisinde bir habbe/tane”, diye (ses benzerliği verecek şekilde) söylediler. Söylenmesi kolay olduğu halde sözde değişiklik yapanlar, emrolundukları fiilde elbette ki değişiklik yaparlar. Bundan dolayı (secde etmek yerine) kıçları üzerinde sürünerek girdiler. Onların bu haddi aşan taşkınlıkları, Allah’ın cezasına çarptırılmalarının en büyük sebebi olduğundan dolayı Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır:“Biz de” aralarından “zulmedenlerin üzerine fasıklık ettikleri için” fasıklıkları ve azgınlıkları sebebi ile “gökten bir azap indirdik.”