Al-Baqara
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
وَمَثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ كَمَثَلِ ٱلَّذِى يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ إِلَّا دُعَآءً وَنِدَآءً ۚ صُمٌّۢ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ 171
171- Küfre saplananların durumu, bağırıp çağırıştan başka bir şey duymayanlara haykıran kimsenin haline benzer. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onun için akıl erdirmezler.
171. Yüce Allah Peygamberlerin getirdiklerine bağlı olmayışlarını ve taklide sarılarak onların getirdiklerini reddedişlerini açıkça ortaya koyunca artık onların hakkı kabul etmeyen ve hakkın çağrısına uymayan kimseler oldukları meydana çıkmış, dahası herkes onların asla inatlarından vazgeçmeyeceklerini anlamıştır. İşte bunun ardından Allah, onların kendilerini imana çağıran davetçinin karşısındaki durumunun, çobanları kendilerine seslenen ama o seslenen çobanın ne söylediğini anlayamayan davarlar gibi olduklarını haber vermektedir. Onlar sadece, aleyhlerine delilin ortaya konulması sonucunu veren sesi işitirler, fakat kendilerine yararlı olacak şekilde o sesin mahiyetini kavrayamazlar. Bundan dolayı “sağırdırlar” anlayacak ve kabul etmekle sonuçlanacak bir işitme ile hakkı işitmezler, “kördürler” ibret nazarıyla bakmazlar, “dilsizdirler” kendileri için hayır olan sözler söyleyemezler. Bütün bunlara yol açan sebep ise onların sağlıklı bir akla sahip olmayışlarıdır. Hatta bunlar akılsızların akılsızı ve bilgisizlerin bilgisizidirler. Akıllı bir kimse doğruya davet edildiği, fesattan alıkonulduğu, azaba götürecek yolları izlemek kendisine yasaklandığı; buna karşılık salah ve kurtuluşunu gerektiren ve nimete ulaşmasına sebep teşkil edecek emirler kendisine verildiği vakit kendisine öğüt veren kimseye karşı gelen ve Rabbinin nimetinden yüz çevirip bile bile ateşe atılan, batıla uyan ve hakkı bir kenara iten kimsenin zerre kadar aklının bulunmadığından şüphe eder mi hiç? İsterse ileri derecede hile ve tuzaklara başvursun ve düzenbazlıklara girsin… Şüphesiz ki böyle birisi akılsızların en akılsızıdır.