An-Nahl
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
وَإِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا۟ بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُم بِهِۦ ۖ وَلَئِن صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِّلصَّـٰبِرِينَ 126 وَٱصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ إِلَّا بِٱللَّهِ ۚ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ فِى ضَيْقٍ مِّمَّا يَمْكُرُونَ 127 إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّٱلَّذِينَ هُم مُّحْسِنُونَ 128
126- Eğer bir ceza verecek olursanız size yapılanın aynıyla ceza verin. Eğer sabrederseniz elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır. 127- Sen sabret, ki senin sabrın ancak Allah'ın yardımıyladır, onlar için üzülme ve kurmakta oldukları tuzaklardan dolayı da endişe etme. 128- Çünkü Allah, korkup sakınanlarla ve ihsan sahipleriyle beraberdir.
126. Yüce Allah, adaletle cezalandırmayı mubah kılmak, ama fazilet ve ihsanı da teşvik etmek üzere şöyle buyurmaktadır:“Eğer” söz ve davranışıyla size karşı kötü davranan kimselere “bir ceza verecek olursanız” size yapılanların daha fazlasını yapmaksızın “size yapılanın aynıyla ceza verin. Eğer sabrederseniz” ceza vermeyerek onların suçlarını bağışlayacak olursanız “elbette bu, sabredenler için” haksızlığa karşılık vermekten “daha hayırlıdır.” Allah’ın nezdindeki senin için daha hayırlıdır, âkıbeti de daha güzeldir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Kim affeder ve ıslah edip düzeltirse onun ecrini vermek Allah’a aittir”(eş-Şûrâ, 42/40)
127. Yüce Allah, Peygamberine insanları Allah’ın yoluna davet etmek yolunda sabırlı davranmasını ve bu uğurda Allah’tan yardım dileyerek kendi gücüne güven duymamasını emredip şöyle buyurmaktadır:“Sen sabret, ki senin sabrın ancak Allah'ın yardımıyladır.” Sabır üzere sana yardımcı olan ve sebat veren O’dur. Onları davet edip de davetini kabul etmediklerini görecek olursan da “onlar için üzülme” Çünkü üzülmenin sana bir faydası yoktur. “Kurmakta oldukları tuzaklardan dolayı da endişe etme!” Bundan dolayı darlanma, sıkılma! Çünkü onların bu tuzakları kendi başlarına geçecektir. Ayrıca sen korkup sakınanlardan (muttakilerden) ve ihsan sahibi kimselerdensin. Allah da yardımıyla, tevfikiyle ve doğruya ulaştırmasıyla “korkup sakınanlarla ve ihsan sahipleriyle beraberdir.” Ki onlar, küfür ve günahlardan korunup sakınan, Yüce Allah’a O’nu görüyormuşcasına, O’nu görmüyorsa dahi O’nun kendisini gördüğünün bilinci içinde ihsan üzere ibadet eden, bunun yanı sıra her yönüyle insanlara karşılık gözetmeksizin faydalı olmaya çalışan kimselerdirler. Yüce Allah’tan bizleri muttakî ve ihsan sahibi kullarından eylemesini niyaz ederiz.
ahl Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Hamd, lütuf ve ihsanı dolayısıyla yalnız Allah’adır.
***