Hud
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
وَلَئِنْ أَذَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَـٰهَا مِنْهُ إِنَّهُۥ لَيَـُٔوسٌ كَفُورٌ 9 وَلَئِنْ أَذَقْنَـٰهُ نَعْمَآءَ بَعْدَ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ ٱلسَّيِّـَٔاتُ عَنِّىٓ ۚ إِنَّهُۥ لَفَرِحٌ فَخُورٌ 10 إِلَّا ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ أُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ 11
9- İnsana tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra bunu ondan alıversek mutlaka o, ümidini kesmiş bir nankör oluverir. 10- Eğer başına gelen bir sıkıntıdan sonra ona bir nimet tattırsak:“Kötülükler benden uzaklaşıp gitti” der ve şımarıp böbürlenir. 11- Ancak sabredip salih amellerde bulunanlar böyle değildirler. İşte onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
9-10. Yüce Allah, bize insan tabiatından haber vermekte, onun cahil ve zalim olduğunu bildirmektedir. Çünkü Allah, insana kendi nezdinden sağlık, rızık, evlat ve buna benzer bir rahmet tattırıp da sonra bu rahmeti ondan çekip alacak olsa kendisini ümitsizliğe kaptırıverir ve ona teslim olur. Yüce Allah’tan bir mükâfat beklemediği gibi kendisinden aldığı bu nimeti geri vereceğini yahut onun benzerini ya da ondan daha hayırlısını ona ihsan edebileceğini hatırına getirmez. Yine Allah, başına gelen bir sıkıntıdan sonra kendisine bir rahmet tattıracak olsa bununla da sevinip şımarır. Bu iyi halin sürekli devam edeceğini sanır ve:“Kötülükler benden uzaklaşıp gitti, der ve şımarıp böbürlenir.” Yani kendisine nefsinin arzusuna uygun olarak verilenlerden dolayı sevinip şımarır ve Allah’ın nimetleri ile Allah'ın kullarına karşı böbürlenmeye koyulur. Bu da onu şımarmaya, böbürlenmeye, kendisini beğenmeye, diğer insanlara karşı büyüklenmeye, onları hakir görüp küçümsemeye iter. Bundan daha büyük kusur ve yanlış olabilir mi?
11. İşte insanın, insan olarak tabiatı budur. Ancak Allah’ın, tevfikini ihsan edip de bu kötü huydan tam zıddı olan iyi huylara çıkardıkları müstesnâdır. Bunlar, sıkıntılı hallerde sabırdan ayrılmayıp ümitsizliğe kapılmayan, rahat ve bolluk zamanlarında da azmayıp farz ve müstehap türünden salih amelleri işleyenlerdir. “İşte onlara” günahlarına karşılık “mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.” Bu mağfiret dolayısı ile hoşlanmadıkları her bir şey üzerlerinden çekilip gider. Büyük mükâfat ise içinde canların çektiği ve gözlerin lezzet aldığı her bir şeyin bulunduğu nimet dolu cennetlere kavuşmaktır.