Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · Yunus
Sura ta 10

Yunus

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Ayoyi 50–52

قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُهُۥ بَيَـٰتًا أَوْ نَهَارًا مَّاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ ٱلْمُجْرِمُونَ 50 أَثُمَّ إِذَا مَا وَقَعَ ءَامَنتُم بِهِۦٓ ۚ ءَآلْـَٔـٰنَ وَقَدْ كُنتُم بِهِۦ تَسْتَعْجِلُونَ 51 ثُمَّ قِيلَ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْخُلْدِ هَلْ تُجْزَوْنَ إِلَّا بِمَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ 52

50- De ki:“Eğer O’nun azabı geceleyin veya gündüzün size gelip çatsa (ne olacak), söyleyin bana o günahkârlar (böyle bir) azabın nesini acele isterler?” 51- “(Başınıza) geldikten sonra mı ona iman edeceksiniz? (O zaman size şöyle denir:) Şimdi mi (iman ediyorsunuz)? Hani siz onun çabucak gelmesini istiyordunuz?” 52- Sonra da zulmedenlere:“Ebedi azabı tadın! Siz ancak kazanmakta olduklarınızın karşılığı ile cezalandırılacaksınız?”

50. “De ki: Eğer O’nun azabı geceleyin” uyku vaktinizde “veya gündüzün” gafil olduğunuz bir zamanda “size gelip çatsa (ne olacak), söyleyin bana o günahkârlar (böyle bir) azabın nesini acele isterler?” Çabucak gelmesini istedikleri iyi bir şey midir, yoksa bir ceza mıdır? (Bir düşünsünler!)

51. “(Başınıza) geldikten sonra mı ona iman edeceksiniz?” Allah’ın azabı gelip çattığında imanın faydası olmaz. İman edeceklerini iddia ettikleri o durumda onlara bir azar ve çıkışma olmak üzere şöyle denir:“Şimdi mi?” şu zorluk ve sıkıntı halinde mi iman ediyorsunuz? “Hani siz onun çabucak gelmesini istiyordunuz?” Allah’ın kulları hakkındaki sünneti/kanunu şudur: O, azabın gerçekleşmesinden önce kullar, mühlet isteyecek olurlarsa onlara mühlet verir; fakat azap gelip çattı mı artık hiç kimseye -eğer daha önce iman etmemiş ise- imanının faydası olmaz. Nitekim Yüce Allah boğulma noktasına gelen Firavun hakkında şöyle buyurmaktadır:“Nihâyet boğulacağı anda: İsrailoğullarının iman ettiklerinden başka bir ilâhın olmadığına inandım, ben de müslümanlardanım., deyince ona şöyle dendi: “Şimdi mi? Halbuki sen bundan önce isyan etmiş ve fesatçılardan olmuştun.”(Yûnus, 10/90-91) Yine Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Ama bizim azabımızı gördüklerinde imanları onlara fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında geçerli olagelen sünnetidir/kanunudur.”(el-Mü’min, 40/85) Yüce Allah burada da şöyle buyurmaktadır: “(Başınıza) geldikten sonra mı ona iman edeceksiniz? Şimdi mi” iman ettiğinizi iddia ediyorsunuz? “Hani siz onun çabucak gelmesini istiyordunuz?” İşte ellerinizin yaptıkları ve işte çabucak gelmesini istediğiniz şey!

52. “Sonra da zulmedenlere” kıyamet gününde amellerinin karşılığı kendilerine verileceği sırada: “Ebedi azabı” yani içinde ebediyyen kalacağınız ve bir an dahi asla dindirilmeyecek olan bu azabı “tadın! Siz ancak” küfür, yalanlamak ve masiyet türünden “kazanmakta olduklarınızın karşılığı ile cezalandırılacaksınız?”