At-Tawba
This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.
Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21
قُلْ أَنفِقُوا۟ طَوْعًا أَوْ كَرْهًا لَّن يُتَقَبَّلَ مِنكُمْ ۖ إِنَّكُمْ كُنتُمْ قَوْمًا فَـٰسِقِينَ 53 وَمَا مَنَعَهُمْ أَن تُقْبَلَ مِنْهُمْ نَفَقَـٰتُهُمْ إِلَّآ أَنَّهُمْ كَفَرُوا۟ بِٱللَّهِ وَبِرَسُولِهِۦ وَلَا يَأْتُونَ ٱلصَّلَوٰةَ إِلَّا وَهُمْ كُسَالَىٰ وَلَا يُنفِقُونَ إِلَّا وَهُمْ كَـٰرِهُونَ 54
53- De ki:“İster gönülden gelerek isterse de gönülsüz olarak infak edin (fark etmez, zira) sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, fâsık bir topluluk oldunuz.” 54- İnfaklarının onlardan kabul edilmesini engelleyense sadece şudur: Onlar, Allah’ı ve Rasûlünü inkar ederler, namaza ancak üşene üşene gelirler ve infâklarını da ancak istemeye istemeye yaparlar.
53. Yüce Allah, münafıkların infaklarının boşa gideceğini açıklamakta ve bunun sebebini de söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: Onlara “de ki: İster gönülden” içinizden “gelerek isterse de gönülsüz olarak” istemeye istemeye, zorla “infak edin (fark etmez, zira) sizden asla” amellerinizin hiç birisi “kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, fasık” Allah’a itaatin dışına çıkan “bir topluluk oldunuz.”
54. Daha sonra Yüce Allah, onların ne tür bir fasıklık içinde olduklarını ve amellerinin niteliklerini şu buyrukları ile beyan etmektedir:“Onlar, Allah’ı ve Rasûlünü inkar ederler.” Bütün amellerin kabul edilebilmesi için iman şarttır. Bunların ise imanları da salih amelleri de yoktur. Hatta bedenî amellerin en faziletlisi olan namaza kalkacak olurlarsa üşene üşene, tembel tembel kalkarlar. Nitekim Yüce Allah bunu da açıklayarak şöyle buyurmaktadır:“Namaza ancak üşene üşene gelirler” yani namaz onlara o kadar ağır gelir ki, neredeyse namaz kılmayacaklardır; kıldıkları vakit de isteksizlikten kaynaklanan bir nedenle işi ağırdan alırlar. “İnfâklarını da ancak istemeye istemeye yaparlar.” Gönül hoşluğu ile ve bu konuda sebat ve kararlılık ile infâkta bulunmazlar. Burada onlar gibi davrananlar çok ileri derecede yerilmektedir. Kulun namaza hem bedeni hem de kalbi ile canlı ve istekli bir halde gitmesi gerekir. Yine ancak gönül hoşluğu ile ve sebat bulmuş bir kalple, mükâfatını da yalnızca Yüce Allah’tan bekleyerek infakta bulunmalıdır, münafıklara benzememelidir.