Al-Munaafiqoon
This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.
Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُلْهِكُمْ أَمْوَٰلُكُمْ وَلَآ أَوْلَـٰدُكُمْ عَن ذِكْرِ ٱللَّهِ ۚ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَـٰسِرُونَ 9 وَأَنفِقُوا۟ مِن مَّا رَزَقْنَـٰكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَآ أَخَّرْتَنِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ 10 وَلَن يُؤَخِّرَ ٱللَّهُ نَفْسًا إِذَا جَآءَ أَجَلُهَا ۚ وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ 11
9- Ey iman edenler! Mallarınız da çocuklarınız da sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir. 10- Herhangi birinize ölüm gelip de:“Rabbim! Beni(m ölümü) yakın bir zamana kadar ertelesen de çokça sadaka versem ve salihlerden olsam” diyeceği an gelmeden önce size verdiğimiz rızıklardan infâk edin. 11- Zira Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimse(nin ölmünü) asla ertelemez. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
9. Yüce Allah, mü’min kullarına kendisini çokça anmalarını emretmektedir. Çünkü gerçek kâr, kurtuluş ve pek çok hayırlar bununla elde edilir. Onlara mal ve evlâtlarının, kendisini anmaktan alıkoymasına fırsat vermelerini da yasaklamaktadır. Çünkü mal ve evlât sevgisi, çoğu nefislerin mayasında vardır. Birçokları bunlara olan sevgiyi Allah’a olan sevginin önüne geçirirler. Bu ise pek büyük bir zarardır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurur: "Kim bunu yaparsa” yani malı ve evladı Allah’ı hatırlamasını engelleyecek şekilde onu oyalarsa “işte onlar” ebedi mutluluğu ve sonu gelmez nimetleri kaybettiklerinden “hüsrana uğrayanların ta kendileridir.” Çünkü bunlar fani olanı kalıcı olana tercih etmişlerdir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Mallarınız da evlâtlarınız da ancak bir imtihandır. Büyük mükafat ise Allah nezdindedir.”(et-Teğâbun, 64/15)
10. Yüce Allah’ın:“Size verdiğimiz rızıktan infâk edin” buyruğunun kapsamına, zekât, keffâretler, hanımların, kölelerin ve benzerlerinin nafakaları gibi farz olan infâk da, bütün hayırlı alanlarda malı cömertçe harcamak şeklindeki müstehap nafakalar da girmektedir. Yüce Allah’ın:“Size verdiğimiz rızıklardan” buyurması, kullarını kendileri için zor ve ağır gelecek şekilde infakta bulunmakla mükellef tutmadığını göstermektedir. O, kendilerine vermiş olduğu ve elde etme sebeplerini de onlara kolaylaştırdığı rızıkların hepsini değil sadece bir bölümünü infâk etmelerini emretmiştir. O bakımdan muhtaç kardeşlerini gözetmek sureti ile O’nun, kendilerine verdiklerinin şükrünü yerine getirsinler ve böylelikle ölümden önce bu işi yapmaya çalışsınlar. Çünkü ölüm geldikten sonra kulun zerre ağırlığı kadar dahi olsa bir hayır yapabilme imkânı kalmaz. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Herhangi birinize ölüm gelip de” imkân ollduğu vakitlerde işlediği kusurlara pişman olup imkânsız olan geri dönüşü isteyerek: “Rabbim! Beni(m ölümü) yakın bir zamana kadar ertelesen de” yaptığım kusurları telafi etsem; azaptan kurtuluşuma vesile olacak ve pek çok mükâfata hak kazandıracak şekilde malımdan “çokça sadaka versem” emrolunduğum bütün hususları yerine getirmek ve yasaklardan sakınmak sureti ile de “salihlerden olsam.” Bunun kapsamına da hac ve diğer (ertelenen) ameller girmektedir.
11. Ama böyle bir dilek ve temenninin vakti geçmiş, böyle bir şeyin telâfi edilmesine imkân kalmamış olacaktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Zira Allah” kesin olarak kararlaştırılmış olan “eceli geldiğinde hiçbir kimse(nin ölmünü) asla ertelemez. Allah” hayır ve şer bütün “yaptıklarınızdan haberdardır.” Sahip olduğunuzu bildiği niyet ve amellerinize göre de size karşılıklarını verecektir.
Münafikûn Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Yüce Allah’a hamdolsun.
***