Al-An'aam
This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.
Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21
قُلْ مَن يُنَجِّيكُم مِّن ظُلُمَـٰتِ ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ تَدْعُونَهُۥ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً لَّئِنْ أَنجَىٰنَا مِنْ هَـٰذِهِۦ لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ 63 قُلِ ٱللَّهُ يُنَجِّيكُم مِّنْهَا وَمِن كُلِّ كَرْبٍ ثُمَّ أَنتُمْ تُشْرِكُونَ 64
63- De ki:“Şayet bizi bu halden kurtarırsa andolsun ki şükredenlerden olacağız, diye kendisine gizlice ve açıktan yalvarıp yakardığınız zaman karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?” 64- De ki: Ondan da her türlü sıkıntıdan da sizi Allah kurtarır, sonra da siz şirk koşarsınız.
63. Allah’a ortak koşan, O’nunla birlikte başka ilahlara dua eden müşriklere, rububiyet tevhidini kabul etmelerinden hareketle uluhiyet tevhidini de kabul etmeleri gerektiğini ortaya koymak üzere “de ki: Şayet bizi bu halden” içine düştüğümüz bu zorlu ve sıkıntılı halden “kurtarırsa andolsun ki” Allah’a “şükredenlerden” O’nun nimetini itiraf eden, nimetini Rab’lerine itaat uğrunda kullanan ve bu nimetleri O’na isyan yolunda kullanmaktan uzak duranlardan “olacağız.” “karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?” Karanın ve denizin zorlu hallerinde ve meşakkatlerinde, sizin için kurtuluşa imkân kalmadığı yahut gayet zorlaştığı o vakitlerde… İşte o zaman hemen itaatle boyun eğmiş bir kalple ve ihtiyacını dile getiren bir lisan ile Rabbinize yalvarır yakarırsınız, dua edersiniz ve bu halinizde iken:“Şayet bizi bu halden kurtarırsa andolsun ki şükredenlerden olacağız.” dersiniz.
64. “De ki: Ondan da her türlü sıkıntıdan da” yani gerek bu özel sıkıntıdan gerekse genel olarak bütün sıkıntılardan “sizi Allah kurtarır, sonra da siz.” Allah’a verdiğiniz sözde durmaz ve üzerinizdeki nimetlerini unutarak “şirk koşarsınız.” O halde şirkin batıl olduğuna ve tevhidin doğruluğuna bundan daha açık bir delil var mıdır?