Al-Mujaadila
This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.
Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا۟ فِى ٱلْمَجَـٰلِسِ فَٱفْسَحُوا۟ يَفْسَحِ ٱللَّهُ لَكُمْ ۖ وَإِذَا قِيلَ ٱنشُزُوا۟ فَٱنشُزُوا۟ يَرْفَعِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنكُمْ وَٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ دَرَجَـٰتٍ ۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ 11
11- Ey iman edenler! Size meclislerde:“Yer açın” denildiğinde yer açın ki Allah da size (dünya ve ahirette genişlik verip) yer açsın. “Kalkın” denildiğinde de hemen kalkın ki Allah, içinizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdârdır.
11. Bu buyrukla Yüce Allah, mümin kullarına bir edebi öğretmektedir. Herhangi bir toplantı maksadı ile bir mecliste bulunacak olur da onlardan bazıları yahut gelenlerden bir kısmı için mecliste yer açmaya ihtiyaç bulunacak olursa, bu maksat ile yer açmaları edep gereğidir. Diğer taraftan bunun, yer açana bir zararı da yoktur. Böylelikle kendisine herhangi bir zarar gelmeksizin kardeşinin maksadı da hasıl olur. Amelin türü ne ise karşılığı da o şekildedir. Kardeşine yer açana Allah da yer açar. Kardeşine genişlik sağlayana Allah da genişlik sağlar. "Kalkın, denildiğinde de hemen kalkın.” Karşılaşılan bir ihtiyaç dolayısı ile meclislerinizden kalkın, bir kenara çekilin denildiğinde kalkın ki o maslahat tahakkuk etsin. Bu tür emirleri yerine getirmek, ilimden ve imandandır. Yüce Allah da ilim ve iman ehlini onlara ihsan etmiş olduğu ilim ve iman oranında derecelerle yükseltir. "Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” Ve herkese amelinin karşılığını verecektir. Hayır ise hayır, şer ise şer. Bu âyet-i kerimede ilmin fazileti, onun süsünün ve meyvesinin de ilmin öngördüğü edeple edeplenmek ve gereğince amel etmek olduğu ortaya konmaktadır.