Skip to content
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Maaida
Sūrah 5

Al-Maaida

This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.

Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21

Verses 101–102

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَسْـَٔلُوا۟ عَنْ أَشْيَآءَ إِن تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْ وَإِن تَسْـَٔلُوا۟ عَنْهَا حِينَ يُنَزَّلُ ٱلْقُرْءَانُ تُبْدَ لَكُمْ عَفَا ٱللَّهُ عَنْهَا ۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ حَلِيمٌ 101 قَدْ سَأَلَهَا قَوْمٌ مِّن قَبْلِكُمْ ثُمَّ أَصْبَحُوا۟ بِهَا كَـٰفِرِينَ 102

101- Ey iman edenler! Size açıklanınca üzüleceğiniz birtakım şeyleri sormayın. Eğer Kur’ân indirilmekteyken soracak olursanız da size açıklanır. Allah onları affetmiştir. Allah Ğafûrdur, Halîmdir. 102- Sizden evvel de bir kavim (bu tür sorular) sordu da sonra da onları inkar ettiler.

101. Yüce Allah, mü’min kullarına kendilerine açıklandığı takdirde hoşlarına gitmeyecek ve onları kederlendirecek hususlara dâir soru sormalarını yasaklamaktadır. Kimi müslümanların Allah Rasûlüne, babaları ve onların durumu hakkında, cennette mi cehennemde mi olduklarına dâir soru sormaları buna bir örnektir. Olur ki bu husus sorana açıklanır da soran için bunda bir hayır bulunmaz. Yine meydana gelmemiş hususlara dâir sorular sormak ve şer’î açıdan birtakım zorluklara ve hükümlerin ümmeti sıkıntıya sokacak şekilde ağırlaşmasına sebep olacak türden sorular da böyledir. Anlamsız ve faydsız şeyler hakkında soru sormak da buna örnek gösterilebilir. İşte yasak olan, bu ve benzeri hususlara dâir soru sormaktır. Bu gibi sonuçlar doğurmayan hususlara dâir soru sormaya gelince bu, (yasaklanmamış aksine) emredilmiştir. Nitekim Yüce Allah:“Eğer bilmiyorsanız zikir/ilim ehline sorun”(en-Nahl, 16/43) buyurmaktadır. “Eğer Kur’ân indirilmekteyken soracak olursanız da size açıklanır.” Yani eğer sorunuz uygun olup uygun yerde ve Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği dönemde sorulursa, anlaşılması güç bir âyet yahut sizin için izâhı yapılamayan bir hükme dâir ise ve vahyin semadan indirilmesi mümkün olan bir zamana denk düşerse o zaman o hüküm size açıklanır; aksi takdirde Allah’ın açıklamayıp sükut geçtiği hususlar hakkında siz de soru sormayıp susun. “Allah onları affetmiştir.” yani Allah bu hususta kullarına afiyet ve esenlik vererek, onları sorumlu tutmayarak hükmü açıklamamıştır. Allah’ın susup hüküm belirtmediği her bir husus Allah’ın mubah kıldığı ve affettiği şeyler arasındadır. “Allah Ğafûrdur, Halîmdir.” O, ezeli olarak mağfiret sahibidir, hilmi ve ihsanı da bilinen bir husustur. Öyleyse O’nun mağfiret ve ihsanına nail olmaya çalışın, rahmet ve rızasını elde etmeye gayret edin.

102. “Sizden evvel de bir kavim (bu tür sorular) sordu.” Size haklarında soru sorulması yasaklanmış olan bu hususlara dair, onların türünden ve onlara benzer hususlar hakkında, doğruyu arayıp bulmak kastı ile değil de işi yokuşa sürmek kastı ile sorular sormuşlardı. Ancak onlara bu sordukları hususlar açıklanıp buna dâir emirler verilince de “onları inkar ettiler.” Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem sahih bir hadiste şöyle buyurmaktadır: “Ben, size neyi yasakladımsa ondan uzak durun. Size neyi emrettiysem gücünüz yettiğince onu yapın. Çünkü sizden öncekileri çokça soru sormaları ve peygamberlerine muhalefet etmeleri helâk etmiştir.”