Skip to content
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Hujuraat
Sūrah 49

Al-Hujuraat

This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.

Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21

Verse 11

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِّن قَوْمٍ عَسَىٰٓ أَن يَكُونُوا۟ خَيْرًا مِّنْهُمْ وَلَا نِسَآءٌ مِّن نِّسَآءٍ عَسَىٰٓ أَن يَكُنَّ خَيْرًا مِّنْهُنَّ ۖ وَلَا تَلْمِزُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا۟ بِٱلْأَلْقَـٰبِ ۖ بِئْسَ ٱلِٱسْمُ ٱلْفُسُوقُ بَعْدَ ٱلْإِيمَـٰنِ ۚ وَمَن لَّمْ يَتُبْ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّـٰلِمُونَ 11

11- Ey iman edenler! Bir topluluk başka bir topluluk ile alay etmesin. Belki alay ettikleri kendilerinden daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınlarla alay etmesin; belki alay ettikleri kendilerinden daha hayırlıdır. Kendinizi/birbirinizi ayıplamayın ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fâsıklık (edip bu) adı almak ne çirkindir! Kim tevbe etmezse işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.

11. Bu sayılanlar da mü’minlerin birbirleri üzerindeki haklarındandır. Onlardan “Bir topluluk başka bir topluluk ile” müslüman kardeşini küçük gördüğüne delalet eden herhangi bir söz veya davranışla “alay etmesin.” Böyle bir iş haramdır. Caiz değildir. Bu, alay edenin kendisini beğendiğine delildir. Üstelik kendisi ile alay edilen, alay edenden daha hayırlı olabilir ki çoğunlukla görülen de budur. Çünkü alay, ancak kötü huylarla dolu ve değerli bütün ahlâkî değerleri ihlal eden bir kalbin ürünüdür. Bundan dolayı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:“Müslüman bir kimseyi hakir görmesi kişiye kötülük olarak yeter.”[26] Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kendinizi/birbirinizi ayıplamayın.” Yani biri diğerini ayıplamasın. Ayıplamak (anlamındaki لمز) söz ile yapılan, همز ise fiil ile yapılan ayıplama ve kötülemedir. Her iki şekli de yasaktır, haramdır ve bu fiilleri işleyenler ateş ile tehdit edilmiştir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Hemz ve lemz yapan her kişinin vay haline! (el-Hümeze, 104/1) Yüce Allah’ın burada (birbirinizi demeyip de) “kendinizi” buyurmuştur ki bu, mü’minlerin aynı vücudun azaları gibi olmaları gerektiğinden dolayıdır. Diğer taraftan da mü’min başka birisini ayıplayacak olursa, başkasının da kendisini ayıplamasını gerektiren bir davranışta bulunmuş olur. Bu durumda kendi kendisinin ayıplanmasına imkan vermiş (ve kendi kendisini ayıplamış) olur. “Ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın.” Biri, diğer kardeşini kötüleyerek hakkında söylenmesinden hoşlanmadığı bir lakabı ona takmasın. İşte âyetin yasakladığı lakap takma budur. Yoksa yergi ifade etmeyen lakaplar, bu yasak kapsamına girmez. “İmandan sonra fâsıklık (edip bu) adı almak ne çirkindir!” İmanı, onun hükümleri ve gereği ile amel etmeyi, Allah’ın emir ve yasaklarından yüz çevirmek ile değişmeniz, lakaplar takarak fâsıklık ve isyankarlık adını benimsemeniz ne kadar kötü bir iştir! “Kim tevbe etmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.” İşte bu, kula farzdır: Yüce Allah’a tevbe etmek, müslüman kardeşinden helâllik almak, onun için mağfiret dilemek ve onu yermesine karşılık olarak övmek suretiyle müslümanın üzerindeki hakkından kurtulmaya bakmalıdır. “Kim tevbe etmezse işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.” İnsanlar iki kısımdır: Birisi tevbe etmeyen, böylece kendi nefsine zulmeden kişi; diğeri ise tevbe edip kurtulan kişi. Bunların dışında üçüncü bir kısım yoktur.