Skip to content
Tafsir As-Saadi - Turkish · Az-Zukhruf
Sūrah 43

Az-Zukhruf

This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.

Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21

Verses 33–35

وَلَوْلَآ أَن يَكُونَ ٱلنَّاسُ أُمَّةً وَٰحِدَةً لَّجَعَلْنَا لِمَن يَكْفُرُ بِٱلرَّحْمَـٰنِ لِبُيُوتِهِمْ سُقُفًا مِّن فِضَّةٍ وَمَعَارِجَ عَلَيْهَا يَظْهَرُونَ 33 وَلِبُيُوتِهِمْ أَبْوَٰبًا وَسُرُرًا عَلَيْهَا يَتَّكِـُٔونَ 34 وَزُخْرُفًا ۚ وَإِن كُلُّ ذَٰلِكَ لَمَّا مَتَـٰعُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۚ وَٱلْـَٔاخِرَةُ عِندَ رَبِّكَ لِلْمُتَّقِينَ 35

33- Eğer insanlar (küfür üzere birleşmiş) tek bir ümmet olmayacak olsalardı, Rahman’ı inkar edenlerin evlerinin tavanlarını ve üzerine çıktıkları merdivenleri gümüşten yapardık. 34- Evlerinin kapılarını ve yaslandıkları tahtlarını da… 35- Ve zinetlere (boğardık onları). Ne var ki bunların hepsi, dünya hayatının (geçici) menfaatinden başka bir şey değildir. Âhiret ise Rabbin nezdinde takvâ sahiplerine aittir.

33. Yüce Allah, nezdinde dünyanın hiçbir değer taşımadığını ve eğer kulları üstündeki her şeyden değerli olan lütuf ve rahmeti olmasaydı dünya hayatının nimetlerini kâfirlere çok büyük çapta vereceğini, öyle ki “Rahman’ı inkar edenlerin evlerinin tavanlarını ve üzerine” evlerinin çatılarına “çıktıkları merdivenleri gümüşten” yapacağını haber vermektedir. 34-35. “Evlerinin kapılarını ve yaslandıkları tahtlarını da” gümüşten yapardık. Onlara ayrıca pek çok zinet eşyaları da verirdik. Yani dünyayı onlara çeşitli süslerle süsler, arzuladıkları şeyleri onlara verirdik. Ancak bunu yapmayışının sebebi, kullarına olan rahmetidir. Zira onlar bu durumda dünya sevgisi dolayısı ile küfre ve çokça masiyet işlemeye koşuşurlardı. Bu buyrukta şuna delil vardır: Yüce Allah, kulların maslahatına olmak üzere bazı dünyevî hususları genel ya da özel olarak vermeyip engeller. Ayrıca dünyanın Allah nezdinde bir sivrisinek kanadı kadar dahi değeri yoktur. Sözü edilen bütün bu şeyler, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Bunlardan alınacak hevesler, kursakta kalmaya mahkûmdur ve fanidir. Allah nezdinde ise âhiret, emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından uzak durmak sureti ile Rablerine karşı takvâlı olanlar için elbette daha hayırlıdır. Çünkü âhiretin nimetleri, her bakımdan tam ve mükemmeldir. Cennette canların çektiği ve gözlerin zevk alacağı şeyler vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır. Bu iki yurt arasındaki fark, gerçekten de çok büyüktür!