Skip to content
Tafsir As-Saadi - Turkish · Az-Zukhruf
Sūrah 43

Az-Zukhruf

This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.

Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21

Verses 1–5

حمٓ 1 وَٱلْكِتَـٰبِ ٱلْمُبِينِ 2 إِنَّا جَعَلْنَـٰهُ قُرْءَٰنًا عَرَبِيًّا لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ 3 وَإِنَّهُۥ فِىٓ أُمِّ ٱلْكِتَـٰبِ لَدَيْنَا لَعَلِىٌّ حَكِيمٌ 4 أَفَنَضْرِبُ عَنكُمُ ٱلذِّكْرَ صَفْحًا أَن كُنتُمْ قَوْمًا مُّسْرِفِينَ 5

1- Hâ, Mîm. 2- Apaçık/açıklayıcı kitaba yemin olsun ki, 3- Biz, onu anlayıp düşünesiniz diye Arapça bir Kur’ân kıldık. 4- Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta/levh-i mahfuzdadır, çok yücedir, hikmet doludur. 5- Şimdi siz haddi aşan bir toplumsunuz diye Zikr/Kur'ân’la size öğüt vermekten vaz mı geçelim?

(Mekke’de inmiştir. 89 âyettir)

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.

2. Bu ayette Kur’ân-ı Kerîm’e yemin edilmektedir. Yüce Allah, mutlak olarak apaçık/açıklayıcı olan Kitab’a yemin etmekte ve onun neyi açıkladığını söz konusu etmemektedir. Bu da bu Kitabın din, dünya ve âhiret ile ilgili kulların gerek duyacağı bütün hususları açıklayıcı olduğunu ifade etmesi içindir. 3. “Biz onu... Arapça bir Kur’ân kıldık.” Bu da hakkında yemin edilen hususu ifade etmektedir. Bu Kitabı en fasîh, en açık ve en anlaşılır bir dil olan Arapça olarak indirmiştir. Onun Arapça oluşu da açık/açıklayıcı oluşunun bir yönüdür. Devamla bundaki hikmeti de söz konusu ederek:“Onu anlayıp düşünesiniz diye” buyurmuştur. Yani lafızlarını ve anlamlarını kolaylıkla kavrayıp zihinleriniz bunları zorlanmadan anlasın diye böyle yaptık.

4. “Şüphesiz o” yani bu Kitap “katımızdaki ana kitapta/levh-i mahfuzdadır” Mele-i â’lâda en yüce ve en üstün mertebededir “çok yücedir, hikmet doludur.” Kadr-u kıymeti, şerefi ve mekanı itibari ile çok yücedir. Kapsamındaki emirler, yasaklar ve haberler itibari ile de pek çok hikmetlerle doludur. Onda hikmete, adalete ve itidale aykırı hiçbir hüküm yoktur.

5. Daha sonra Yüce Allah, hikmet ve lütfunun, günahkâr ve zalim olsalar dahi kullarını peygamber göndermeden, bir kitap indirmeden başıboş bırakıp ihmal etmemesini gerektirdiğini haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır:“Şimdi siz haddi aşan bir toplumsunuz diye Zikir/Kur'ân’la size öğüt vermekten vaz mı geçelim?” Sizden yüz çevirip size bu zikri/Kur’ân’ı indirmeyi terk ederek, siz yüz çevirdiniz ve buna itaat etmediniz diye Biz de sizden yüz mü çevirelim? Hayır, aksine Kitabı indireceğiz ve bu Kitapta size her şeyi açıklayacağız. Eğer ona iman eder, hidâyet bulursanız bu, sizin ilâhî tevfike mazhar olduğunuzu gösterir. Aksi takdirde size karşı delil ortaya konulmuş olur ve sizin durumunuz da açıklığa kavuşmuş olur.