Skip to content
Tafsir As-Saadi - Turkish · An-Nisaa
Sūrah 4

An-Nisaa

This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.

Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21

Verse 84

فَقَـٰتِلْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ لَا تُكَلَّفُ إِلَّا نَفْسَكَ ۚ وَحَرِّضِ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۖ عَسَى ٱللَّهُ أَن يَكُفَّ بَأْسَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ۚ وَٱللَّهُ أَشَدُّ بَأْسًا وَأَشَدُّ تَنكِيلًا 84

84- O halde Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlusun. Mü’minleri de teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin baskısını önler. Allah kahrı daha çetin olandır, ibret alınacak cezası da daha şiddetlidir.

84. Kulun en faziletli hali, bütün gayreti ile cihad etmesi, Allah’ın diğer emirlerini yerine getirmeye çalışması ve başkasını da buna teşvik etmesidir. Kişide bazen bu iki özellik ya da ikisinden birisi bulunmayabilir. O bakımdan Yüce Allah Rasûlüne hitaben şöyle demektedir:“O halde Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlusun” Yani kendinden başkasına güç yetiremezsin, sen başkalarının yapmaları gereken şeylerle mükellef değilsin.. “Mü’minleri de” cihada “teşvik et!” Bu teşvik ise mü’minlerin gayrete gelmelerini, kalplerinin metanet kazanmasını sağlayabilecek her türlü hususu kapsar. Onların maneviyatını güçlendirmek, düşmanların zayıflıklarını ve dağınıklıklarını haber vermek, Allah yolunda savaşanlara hazırlanmış mükâfatları, savaştan geri kalanlara da hazırlanmış cezaları anlatmak ve benzeri bütün hususlar savaşa teşvikin kapsamına girmektedir. “Umulur ki Allah” Allah yolunda savaşmanız ve bu uğurda birbirinizi teşvik etmeniz sayesinde “o kâfirlerin baskısını önler. Allah, kahrı” gücü ve izzeti “daha çetin olandır. İbret alınacak cezası da daha şiddetlidir.” Gühahkârın bizzat şahsına vereceği cezası ile başkalarının ibret almasını sağlaması daha çetindir. Eğer Yüce Allah dilerse kendi gücü ile kâfirlerden intikam alır ve onlardan hiçbir şey geri bırakmaz. Ancak kullarınının kimisini kimisi ile sınaması, O’nun hikmetinin bir gereğidir. Böylelikle cihad pazarı kurulsun ve hiçbir şekilde fayda sağlamayacak olan mecburiyet halindeki iman değil de insanın kendi iradesi ile tercih edeceği faydalı iman da tahakkuk edebilsin.