Skip to content
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Ankaboot
Sūrah 29

Al-Ankaboot

This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.

Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21

Verses 5–6

مَن كَانَ يَرْجُوا۟ لِقَآءَ ٱللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ لَـَٔاتٍ ۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ 5 وَمَن جَـٰهَدَ فَإِنَّمَا يُجَـٰهِدُ لِنَفْسِهِۦٓ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِىٌّ عَنِ ٱلْعَـٰلَمِينَ 6

5- Kim Allah’a kavuşmayı ümit ediyorsa (bilsin ki) Allah’ın belirlediği vade muhakkak gelecektir. O, her şeyi işitendir, bilendir. 6- Kim cihad ederse ancak kendi yararına cihad eder. Çünkü Allah'ın hiç kimseye ihtiyacı yoktur.

5. Yani ey Rabbini seven, O’na yakın olmayı, O’na kavuşmayı özleyen, O’nun razı olacağı şeyleri yapmakta elini çabuk tutan kişi! Müjdeler olsun! Sevdiğine kavuşman pek yakındır, o mutlaka gelecektir. Gelecek olan her şey de yakındır. O halde O’na kavuşmak için azığını hazırla ve O’na kavuşacağın ümidi ile O’na doğru yürü! Ancak belli bir iddiada bulunan herkese iddia ettiği şeyler verilmez. Temennilerde bulunan herkese temenni ettiği şeyler bağışlanmaz. Şüphesiz Allah, tüm sesleri işiten ve niyetleri çok iyi bilendir. Bu konuda samimi olanı Yüce Allah umduklarına nail kılar. Yalan söyleyen bir kimseye ise asılsız iddialarının bir faydası olmaz. O, kimin kendi sevgisine mazhar olmaya elverişli olduğunu, kimin de elverişli olmadığını elbette bilir.

6. “Kim” nefsine, şeytanına ve kâfir düşmanına karşı “cihad ederse ancak kendi yararına cihad eder.” Çünkü bunun faydası kendisine gelecektir, bunun kazancını elde edecek olan kendisidir. “Çünkü Allah'ın hiç kimseye ihtiyacı yoktur.” Onlara böyle bir öğüt vermesi, bundan bir fayda sağlamak için değildir. Onlara birtakım şeyleri yasak kılması da onlara karşı cimriliğinden ötürü değildir. Aksine O, verdiği emirlere ve koyduğu yasaklara riâyet etmek için mükellef tuttuğu kimselerin, cihada gerek duyacağını bilir. Çünkü kişinin nefsi tabiatı itibarı ile hayra karşı işi ağırdan alır, şeytanı da kendisini bu emir ve yasaklara riâyet etmekten engeller. Kâfir düşmanı da dinini gereği gibi uygulamasına ve yaşamasına mani olur. Bütün bunlar ise cihadı, mücadeleleri ve çok büyük gayretleri gerekli kılan karşıt unsurlardır.