Al-Baqara
This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.
Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21
وَقَـٰتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ 244 مَّن ذَا ٱلَّذِى يُقْرِضُ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَـٰعِفَهُۥ لَهُۥٓ أَضْعَافًا كَثِيرَةً ۚ وَٱللَّهُ يَقْبِضُ وَيَبْصُۜطُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ 245
244- Allah yolunda savaşın ve bilin ki muhakkak Allah herşeyi işitendir, bilendir. 245- Kim Allah’a güzel bir borç verecek? Ki Allah da (buna karşılık) o (verdiğini) onun için kat kat artırsın. Allah hem daraltır, hem genişletir. Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz.
244. “Allah yolunda savaşın ve bilin ki muhakkak Allah herşeyi işitendir, bilendir.” Yüce Allah hem mal ile hem beden ile kendi uğrunda savaş emrini vermektedir. Çünkü cihad ancak bu iki husus ile gerçekleşebilir. Ayrıca Yüce Allah kulun yalnızca Allah’ın adı en yüce olsun diye savaşmasını emrederek, Allah yolunda cihadda ihlâslı olmayı teşvik etmektedir. Çünkü hiç şüphesiz Allah gizli olsa bile bütün söylenen sözleri işiten, kalplerin sakladığı -salih olsun olmasın- bütün niyetleri bilendir. Aynı şekilde O’nun yolunda cihad eden kimse de O’nun her şeyi işiten ve bilen olduğunu bildiğinde zorluklar ona kolay gelir ve bilir ki zorluklara katlananların katlandıkları şeylere bizatihi kendi başına katlanamaz, aksine Allah'ın yardım ve lütfuna ihtiyacı vardır. 245. “Kim Allah’a güzel bir borç verecek?” Yüce Allah’ın, kendi yolunda infaka çok latif bir şekilde yaptığı şu teşvik üzerinde dikkatle düşünelim. Allah yolunda infak eden kişi, hiçbir şeye muhtaç olmayan, son derece kerim ve lütufkâr olan Allah’a borç vermiş olur. Allah da bu gibi kimselere kat kat fazlası ile mükâfaat vermeyi vaat etmiştir. Nitekim O bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Mallarını Allah yolunda infak edenlerin durumu yedi başak bitiren ve her başağında yüz tane bulunan tek bir tohuma benzer. Allah dilediğine kat kat verir, Allah Vâsidir (bol bol verendir), Alîmdir.”(el-Bakara, 2/261) Allah yolunda infakın en büyük engeli fakir düşme korkusu olduğundan dolayı Yüce Allah, zenginliğin de fakirliğin de kendi elinde olduğunu haber vermektedir. Dilediğinin rızkını daraltan, dilediğininkini genişleten de O’dur. O bakımdan fakir düşerim korkusuyla infak etmek istemeyen infaktan geri kalmasın ve bunun zayi olacağını asla düşünmesin. Aksine bütün kullar Allah’a döneceklerdir. İnfak edenler, hayırlı amellerde bulunanlar, orada ecirlerinin saklı bulunduğunu o ecre en çok muhtaç oldukları bir zamanda göreceklerdir. Bunun da anlatılması mümkün olmayacak kadar önemli bir değeri ve etkisi olacaktır. Yüce Allah’a güzel bir şekilde borç vermekten kasıt ise güzel bir niyet ve gönül hoşluğu ile infak etmek, infakı yerli yerine ulaştırmak, infak eden kimsenin verdiğinin akabinde herhangi bir eziyet ve başa kakma davranışını göstermemesi, amelini iptal edici yahut ecrini eksiltici bir tutum takınmaması nitelikleri taşıyan infaktır.