Skip to content
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Baqara
Sūrah 2

Al-Baqara

This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.

Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21

Verses 106–107

مَا نَنسَخْ مِنْ ءَايَةٍ أَوْ نُنسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِّنْهَآ أَوْ مِثْلِهَآ ۗ أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ 106 أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۗ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ 107

106- Biz bir âyeti nesheder veya unutturursak ya ondan daha hayırlısını ya da onun benzerini getiririz. Bilmez misin ki Allah her şeye kâdirdir. 107- Bilmez misin ki göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır? Allah’tan başka hiçbir dostunuz ve hiçbir yardımcınız da yoktur.

106. Nesh, nakletmek, aktarmak demektir. Neshin gerçek mahiyeti, mükelleflerin, muhatap oldukları meşru bir hükümden başka hükme nakledilmeleri yahut da o hükmün düşürülmesidir. Yahudiler neshi inkâr ediyor, neshin caiz olmadığını iddia ediyorlardı. Hâlbuki nesh ellerinde bulunan Tevrat’ta da zikredilmiştir. Buna göre neshi inkâr etmeleri katıksız bir küfür ve hevâdan ibaretti. İşte bu yüzden Yüce Allah neshin hikmetini haber vererek şöyle buyurmaktadır:“Biz bir âyeti nesheder veya unutturursak” yani onu kullara unutturup kalplerinden silecek olursak, “ya ondan daha hayırlısını” ve sizin için daha faydalısını “veya onun benzerini getiririz.” Bu, neshin sizin için en azından maslahat itibari ile birinci hükümden daha aşağıda olmayacağını göstermektedir. Çünkü Yüce Allah’ın özellikle bu ümmet üzerindeki lütfu devamlı artış halindedir. O bu ümmete dinini son derece kolaylaştırmıştır. Yüce Allah neshe dil uzatan kimselerin aslında Yüce Allah’ın hükümranlığına ve kudretine de dil uzatmış olacağını haber vererek şöyle buyurmaktadır:“Bilmez misin ki Allah her şeye kâdirdir.”

107. “Bilmez misin ki göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır?” O sizin mutlak mâlikiniz olduğuna göre, son derece şefkatli ve merhametli bir mâlikin egemenlik sahasında tasarrufta bulunduğu gibi O da sizin üzerinizde kaderiyle, emirleri ve yasakları ile tasarruf eder. O’nun kulları hakkındaki çeşitli takdirlerinde kudreti için herhangi bir sınır söz konusu olmadığı gibi, kulları için teşri buyurduğu hükümlerde de kendisine itiraz olunamaz. Çünkü kul Rabb’inin dinî ve kaderî emirleri altında altındadır, onlara boyun eğmek durumundadır. O halde kul kim oluyor ki, itiraz etsin? Aynı şekilde O, kullarının gerçek dostu ve yardımcısıdır. Menfaatlerinin elde edilmesinde onların dostu olduğu gibi, zarar verecek şeylerin bertaraf edilmesinde de onlara yardımcı olur. Allah’ın kullarının velisi, gerçek dostu olmasının bir göstergesi de onlara olan rahmetinin ve hikmetinin gerektirdiği hükümleri onlar için teşrî’ buyurmasıdır. Kur’ân ve Sünnetteki nesh üzerinde dikkatle düşünen bir kimse bu yolla Allah’ın hikmetini, kullarına olan rahmetini ve onların fark edemeyecekleri bir şekilde lütfuyla yararlı olan şeyleri onlara nasıl ulaştırdığını görür.