Skip to content
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Kahf
Sūrah 18

Al-Kahf

This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.

Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21

Verses 23–24

وَلَا تَقُولَنَّ لِشَا۟ىْءٍ إِنِّى فَاعِلٌ ذَٰلِكَ غَدًا 23 إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ ۚ وَٱذْكُر رَّبَّكَ إِذَا نَسِيتَ وَقُلْ عَسَىٰٓ أَن يَهْدِيَنِ رَبِّى لِأَقْرَبَ مِنْ هَـٰذَا رَشَدًا 24

23- Hiçbir şey hakkında sakın:“Ben yarın mutlaka şunu yapacağım” deme! 24- Ancak Allah dilerse (yapacağım de!) Unuttuğun zaman da Rabbini an ve: “Umulur ki Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olana erdirir” de.

23. Her ne kadar buradaki yasağın özel bir sebebi var ve bu, Allah Rasûlüne yönelik ise de buradaki yasak, diğerleri gibi umumî olup bütün mükellefleri kapsar. Yüce Allah, kulun geleceğe dair hususlar hakkında “Ben yarın mutlaka şunu yapacağım” ifadesini “Allah dilerse (İnşaallah)” ile birlikte söz konusu etmedikçe söylemesini yasaklamaktadır. Çünkü bu, sakıncalı bir husustur. Zira bu, kişinin yapıp yapamayacağını, olup olmayacağını bilemeyeceği, geleceğe dönük ve gayba ait bir sözdür. Ayrıca böyle bir ifadede söz konusu fiili bağımsız olarak kulun kendi meşîetine/dilemesine bağlaması anlamı da çıkar ki bu da sakıncalı ve yasaktır. Zira bütün meşîet ve irade yalnız Allah’ındır:“Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”(et-Tekvîr, 81/29) Diğer taraftan Yüce Allah’ın meşîeti/dilemesini söz konusu etmek (inşaallah demek), işleri kolaylaştırır, o işlerde bereketin hasıl olmasına ve kulun da Rabbinin yardımına mazhar olmasına vesile olur.

24. Kul, bir beşer olduğundan dolayı “inşaallah” demeyi unutması kaçınılmaz bir şeydir. O bakımdan Yüce Allah, arzulananın gerçekleşmesi ve sakıncalı durumun bertaraf edilmesi için hatırlandığı vakit adının anılmasını ve “inşaallah” denmesini emretmektedir. “Unuttuğun zaman da Rabbini an” buyruğunun umum ifadesinden unutma anında Allah'ın anılması gerektiği de anlaşılmaktadır. Çünkü Allah’ın adını anmak, unutmayı ortadan kaldırır ve kulun yanıldığı şeyi hatırlamasına vesile olur. Aynı şekilde Yüce Allah’ın adını anmayı unutup gaflete düşen kimseye de Rabbini anması ve gafillerden olmaması emredilir. ul, hem hakka isabet ettirmek hem de söz ve fiillerinde unutmamak için Yüce Allah’a muhtaç olduğundan dolayı ona:“Umulur ki Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olana erdirir” demesi emredilmektedir. Bu buyruğuyla Allah, dua etmeyi, O’nun rahmetini ummayı, doğruya ulaştıran en kestirme yola iletmesi hususunda O’na güvenmeyi emretmektedir. Bu hale ulaşan, hidâyeti ve doğruyu bulmak yolunda bütün gayretini ortaya koyan bir kul, bu gayesinde muvaffak kılınmaya ve Rabbi tarafından yardıma mazhar olmaya layık olur.