Skip to content
Tafsir As-Saadi - Turkish · An-Nahl
Sūrah 16

An-Nahl

This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.

Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21

Verse 94

وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ أَيْمَـٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌۢ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِمَا صَدَدتُّمْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۖ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ 94

94- Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat aracı edinmeyin, yoksa ayağınız sapasağlam yerleştikten sonra kayıverir ve Allah yolundan sapıp alıkoyduğunuz için kötülüğü(n cezasını) tadarsınız. (Ahirette de) büyük bir azabı hak edersiniz.

94. “Yeminlerinizi” ve ahitlerinizle pekiştirdiğiniz sözlerinizi hevânıza uyarak “aranızda” istediğiniz zaman bağlı kaldığınız, istediğiniz zaman bozacağınız bir “hile ve fesat aracı edinmeyin.” Çünkü böyle yapacak olursanız, ayaklarınız dosdoğru yol üzere sebat bulduktan sonra hak yoldan kayıverir. “Allah yolundan sapıp alıkoyduğunuz” hem siz saptığınız hem de başkalarını saptırdığınız “için kötülüğü(n cezasını)” yani sizi üzecek olan azabı “tadarsınız. (Ahirette de)” kat kat arttırılmış “büyük bir azabı hak edersiniz.”