Skip to content
Tafsir As-Saadi - Turkish · Ar-Ra'd
Sūrah 13

Ar-Ra'd

This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.

Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21

Verses 40–41

وَإِن مَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَـٰغُ وَعَلَيْنَا ٱلْحِسَابُ 40 أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَأْتِى ٱلْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَا ۚ وَٱللَّهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِۦ ۚ وَهُوَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ 41

40- Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de yahut (bundan önce) senin ruhunu alsak da sana düşen ancak tebliğdir. Hesap görmek ise yalnız Bize aittir. 41- Görmediler mi ki Biz yeryüzüne geliyoruz da onu etrafından eksiltiyoruz. Allah hükmeder, O’nun hükmünü kovuşturup bozacak hiç kimse yoktur. O, hesabı pek çabuk görendir.

40. Yüce Allah peygamberi Muhammed’e sallallahu aleyhi ve sellem hitaben şöyle buyurmaktadır: Onlara vaad olunan azabın gelip çatması hususunda onlar hakkında acele etme. Çünkü onlar eğer bu azgınlık ve tutumlarını sürdürecek olurlarsa tehdit olundukları azabın onları gelip bulması kaçınılmaz bir şeydir. “Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını” dünyada “sana göstersek de” böylelikle senin gözün de aydın olsa “yahut (bundan önce) senin ruhunu” onlara bu azap isabet etmeden önce “alsak da sana düşen ancak tebliğdir.” İnsanlara vahyi açıklamaktır. Azap konusu senin işin değildir. “Hesap görmek ise yalnız Bize aittir.” İnsanların üzerlerindeki sorumluluklarından neler yaptıkları yahut neyi yapmadıkları konusunda onları hesaba çekip mükâfat vermek yahut cezalandırmak bizim işimizdir.

41. Daha sonra Yüce Allah yalanlayanları tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:“Görmediler mi ki Biz arza geliyoruz da onu etrafından eksiltip duruyoruz.” Bir görüşe göre bu, yalanlayanların helak edilmesi ve zalimlerin kökten imha edilmesi ile olmaktadır. Bir görüşe göre de müşriklerin ülkelerinin (Müslümanlar tarafından) fethedilmesi, mal ve sayılarının azaltılması ile olur. Bunun dışında başka görüşler de ileri sürülmüştür. Allah daha iyi bilir ama kuvvetli olan görüş, bundan kastın şu olduğudur: Bu yalanlayıcıların ülkelerinin fethedilip ele geçirilmesini Yüce Allah müyesser kılar. Oranın çeşitli yerlerine türlü musibetler yağdırır. Bundaki amaç da bu eksiltme onları tamamı ile ortadan kaldırmadan ve Allah, hiçbir kimsenin geri çeviremeyeceği azabı başlarına getirmeden önce onları uyarmaktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Allah hükmeder, O’nun hükmünü kovuşturup bozacak hiç kimse yoktur.” Bunun kapsamına Yüce Allah’ın hem şer’î hükmü, hem kaderî hükmü, hem de cezaî hükmü girer. Yüce Allah’ın vermiş olduğu bütün bu hükümler, son derece hikmetli ve sağlamdır. Bunlarda herhangi bir tutarsızlık, bir eksiklik bulunmaz. Aksine bunlar, adalet esasına dayalıdır ve övgüye layıktır. Hiç kimse bunları bozamaz. Bunların tenkit edilebilecek bir yönü de yoktur. Başkalarının hükmü ise böyle değildir. Çünkü başka hükümler, doğruya isabet ettirebilir de ettiremeyebilir de. “O, hesabı pek çabuk görendir.” Yani azabı çabuk istemesinler. Çünkü gelecek olan her şey, yakın demektir.